Burun Ameliyatında Açık Teknik Kapalı Teknik Karşılaştırması

Yayınlanma Tarihi: 6 Ocak 2020 Güncellenme Tarihi: 6 Ocak 2020 Yazar:
UT Southwestern Medical Center, Dallas Amerika'da araştırma görevlisi, GATA (Gülhane Askeri Tıp Akademisi) Tıp Fakültesi ve Acıbadem Üniversitesi Tıp Fakültesi'nde öğretim üyesi olarak görev yapmış olan Prof. Dr. Cengiz Açıkel halen İstanbul Batı Ataşehir'de bulunan özel muayenehanesinde hizmet vermektedir.
Prof. Dr. Cengiz Açıkel
Latest posts by Prof. Dr. Cengiz Açıkel (see all)

Rinoplasti Ameliyatı Teknikleri

Rinoplasti ameliyatının felsefesi ve tekniklerinde son yıllarda önemli değişimler gözlenmektedir. Sadece kıkırdak ve kemik doku çıkartarak ve olabildiğince küçük bir burun yapma anlayışı artık terk edilmiştir. Küçük burun yerine dengeli, orantılı ve doğal burun yapma anlayışı hakim olmuştur. Bazen burnu tamamen küçültmek yerine bazı noktalarını (ör: burun kökü, burun ucu) daha belirgin hale getirmek, bazı noktalarını (ör: burun sırtı) ise küçültmek suretiyle daha estetik ve doğal bir sonuç almak mümkündür. Tüm bunları yaparken burundan nefes almayı riske etmeyen, hatta özellikle solunumu kolaylaştıran ek işlemler yapılmaktadır.
Rinoplastide başlıca açık ve kapalı olmak üzere iki teknik kullanılmaktadır. Kapalı teknikte sadece burun içerisinden yapılan kesilerle burun derisi, altındaki kıkırdak ve kemik yapılardan serbestleştirilir ve bu yapılara müdahale edilir. Açık teknikte ise burun içerisindeki kesilere ek olarak her iki burun deliğinin arasındaki kolumella denilen bölmeye de kesi yapılarak burun derisi yukarıya doğru kaldırılır; burun kıkırdakları ve kemik yapı tamamen ortaya konur.

Açık tekniğin en önemli avantajları:

  • Kemik ve kıkırdak yapı doğrudan gözlenir ve daha kesin anatomik tanı konur.
  • Her iki el daha rahat kullanılır
  • Kanama kontrolü daha iyi yapılır
  • Kemik-kıkırdak çatıda daha kontrollü ve kolay değişiklik yapılır
  • Kıkırdak yapılara dikişlerle daha iyi ve kontrollü şekil verilebilir
  • Spesifik bir deformite için daha fazla alternatif teknik uygulama şansı vardır
  • Kıkırdak greftlerine daha az gereksinim duyulur
  • Kıkırdak greftleri kullanılacaksa, greftlerin doğru yere konması ve dikişlerle tespit edilmesine olanak tanır

Açık tekniğin dezavantajları ise:

  • Ameliyat süresi daha uzundur
  • Burun ucundaki ödem daha uzun sürer
  • Kolumelladaki kesi yerinde iz kalabilir
  • Kolumella derisinde dolanım bozukluğu olabilir

Son yıllarda daha tutarlı ve öngörülebilir sonuç almak adına rinoplastide açık teknik daha fazla tercih edilmektedir. Her hasta için, yapılacak işlemin özelliğine ve doktorun tercihine göre kullanılacak teknik belirlenir. Ancak, kullanılan teknik ister kapalı olsun ister açık, cerrahın kullandığı tekniğe olan hâkimiyeti ve deneyimi de bir o kadar önemlidir.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir