Burun Estetiğinde Açık ve Kapalı Tekniğin Karşılaştırması

Burun Ameliyatında Açık Teknik Kapalı Teknik Karşılaştırması

Estetik burun ameliyatı gerçekleştirilirken burun derisi altındaki kemik ve kıkırdak yapılara ulaşmak için genel olarak iki farklı teknik kullanılır. “Kapalı teknik” olarak bilinen teknikte burun içerisini döşeyen mukoza tabakasına yapılan kesilerin tamamı burun içerisinde kalır ve dışarıdan görülmez. Bu teknikte burun derisi tamamen kaldırılmaz, sadece burun derisinin altındaki yapılarla olan ilişkisi ortadan kaldırılır ve oluşan açıklıktan ameliyat gerçekleştirilir.

“Açık teknikte” ise burun içerisindeki kesilere ek olarak her iki burun deliğinin arasındaki kolumella denilen sütunun derisi üzerinde de kesi yapılarak, burun derisi tamamen alına doğru kaldırılır. Böylelikle üzerinde işlem yapılacak kemik ve kıkırdak yapılar daha görünebilir ve ulaşılabilir hale gelir.

Rinoplasti ameliyatında kullanılan her iki yöntemin de kendine göre avantaj ve dezavantajları söz konusudur.

Kapalı tekniğin avantajları :

  • Ameliyat süresi genellikle daha kısadır.
  • Ameliyat sonrasında burun ucunda ödem daha az olur.
  • Ameliyat sonrası normale dönüş daha hızlı olur.
  • Kolumella derisinde bir iz kalma ihtimali yoktur.

Kapalı tekniğin dezavantajları:

  • Kemik ve kıkırdak yapıları sınırlı bir alandan şekillendirmek gerekir.
  • Özellikle burun ucu kıkırdaklarını şekillendirmek daha zordur. Burun ucu kıkırdaklarının şekil ve simetrisini sağlamakta kullanılan dikiş yöntemleri etkin şekilde kullanılamaz, bunun yerine kıkırdak greftler daha fazla kullanılır.
  • Burunda istenilen değişiklikleri yapmak ve sonuç almak çok daha fazla deneyim gerektirir.

Açık tekniğin avantajları:

  • Şekillendirilecek olan kemik ve kıkırdak yapılar daha rahat değerlendirilir.
  • Her iki el ve göz daha etkin şekilde kullanılır.
  • Kanama kontrolü daha kolay ve etkin yapılır.
  • Ultrasonik piezo gibi aletler daha kolay kullanılır.
  • Özellikle burun ucunu oluşturan kıkırdak yapılara müdahale etmek ve dikiş yöntemleri ile bu yapılara istenilen şekli vermek ve simetri sağlamak daha kolay ve öngörülebilirdir.
  • Sekonder (revizyon) burun ameliyatlarında birçok farklı yöntem daha rahat uygulanabilir.
  • Kıkırdak, kemik veya fasya gibi farklı dokuların ideal yerlerine yerleştirilmesi ve dikişler yardımı ile o yerde sabitlenmesine olanak sağlar.
  • Genel olarak daha kontrol edilebilir ve öngörülebilir sonuçlar alınır.

Açık tekniğin dezavantajları:

  • Ameliyat daha uzun sürer.
  • Burun ucunda daha fazla ödem olur ve normale dönüş daha uzun zaman alır.
  • Kolumella derisinde yapılan kesinin izi kalabilir, bu deride dolaşım bozukluğu gelişebilir.

Sonuç olarak, bu teknikler hakkındaki benim kişisel yorumum;

  • Kullanılan teknikler tek başlarına başarılı bir sonuç garantisi vermez, her iki teknikle de başarılı veya başarısız sonuç alınabilir. Burada asıl önemli nokta, plastik cerrahın kullandığı tekniğe olan hakimiyeti ve deneyimidir.
  • Burun ucunda fazla değişiklik gerektirmeyen olgularda kapalı teknik yeterli olabilirken, burun ucunun da şekillendirilmesi gereken olgularda veya revizyon gereken olgularda açık teknik daha etkili olmakta.
  • Daha kontrollü ve öngörülebilir sonuçlar almak adına açık tekniğin plastik cerrahlar tarafından daha fazla tercih edildiğini söyleyebilirim.

Yorum Yaz :

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz