Erkek Meme Ameliyatı

Yayınlanma Tarihi: 30 Temmuz 2019 Güncellenme Tarihi: 25 Kasım 2019 Yazar:
UT Southwestern Medical Center, Dallas Amerika'da araştırma görevlisi, GATA (Gülhane Askeri Tıp Akademisi) Tıp Fakültesi ve Acıbadem Üniversitesi Tıp Fakültesi'nde öğretim üyesi olarak görev yapmış olan Prof. Dr. Cengiz Açıkel halen İstanbul Batı Ataşehir'de bulunan özel muayenehanesinde hizmet vermektedir.
Prof. Dr. Cengiz Açıkel
Latest posts by Prof. Dr. Cengiz Açıkel (see all)

Erkek memelerinde iyi veya kötü huylu tümörler nedeniyle çeşitli cerrahi girişimler, ameliyatlar yapılmaktadır. Buna ek olarak, erkek memelerinin normalden büyük boyutlarda olması ile karakterize olan ve jinekomasti olarak adlandıran durum erkek memelerinde başta gelen ameliyat nedenidir. Ayrıca meme ucunun normalden büyük olması, birden fazla meme ucu bulunması gibi daha az sıklıkla gözlenen durumlarda da cerrahi tedavi yoluna gidilmektedir.

Erkek memelerinin iyi veya kötü huylu kitlelerinin cerrahi tedavisi ülkemizde genel cerrahi uzmanları tarafından yapılmaktadır. Kitlenin özelliğine göre deri altından sadece kitle çıkartılabildiği gibi kitle ile birlikte üzerindeki deri de çıkartılabilmekte ve bazı durumlarda koltuk altı lenf bezleri de aynı ameliyatta çıkartılmaktadır.

Erkeklerin meme ameliyatı olmalarının en sık nedeni jinekomasti olarak bilinen memenin normalden büyük boyutlara ulaşması durumudur. Tedavisi plastik cerrahi uzmanları tarafından yapılmakta ve farklı cerrahi teknikler ayrı ayrı veya birlikte kullanılmaktadır.

Genellikle, jinekomasti gözlenen erkeklerin çoğunda belirgin bir neden saptanmaz. Ancak, bazı hastalıklarda, ilaç ve madde kullanımlarında altta yatan bir neden bulunabilir. Bu nedenle, cerrahi tedavi öncesinde mutlaka önce bir endokrinoloji veya iç hastalıkları uzmanına başvurarak olası nedenler yönünden muayene olunmalıdır. Jinekomastiye neden olabilecek herhangi bir durum saptanırsa, öncelikle bu durum tedavi edilmelidir.

İdiyopatik denilen ve altında özel bir durumun bulunmadığı jinekomasti olgularında tedavi cerrahidir. Eğer hasta obez ise kilo verme meme boyutlarını bir miktar küçültebilir. Bunun ötesinde jinekomastinin ameliyat dışı bir tedavisi yoktur.

Jinekomasti ameliyatlarının tamamı hastanede ve ameliyathane ortamında yapılmalıdır. Ameliyatlar yapılacak olan işleme ve boyutuna göre lokal veya genel anestezi altında yapılmaktadır. Jinekomasti ameliyatında en sık kullanılan yöntem koltuk altı çizgisinden girilerek 2-3 mm ilk bir kanül yardımı ile meme bölgesindeki yağı çekme (liposuction) işlemidir. Bu yöntemde meme dokusu içerisinde ve çevresindeki yağ dokusu kalıcı olarak azaltılır. Alınan yağ ileride tekrar yerine gelmez. Bu işlem sonrasında 3 hafta süre ile kullanılan korse yardımı ile meme derisi de yavaş yavaş büzülerek yeni duruma adapte olur. Liposuction yöntemi ameliyat süresi, komplikasyon ihtimali ve ameliyat sonrası konfor ve işe dönüş bakımından en pratik ve etkin yöntemdir. Bu işlemde memenin süt bezlerine bir müdahalede bulunulmaz ancak süt bezleri arasındaki yağ dokusu çekilir. Genellikle sadece liposuction uygulaması ile tatmin edici sonuçlar alınır. Ameliyattan 3 gün sonra yapılan kontrolden sonra günlük işlere dönmek mümkündür.

Bazen erkek memesinin büyümesinde lokal yağ artışından ziyade süt bezlerindeki büyüme ön plandadır. Böyle durumlarda, özellikle sadece meme ucunun altına gelen bölgede sert bir kitle şeklinde gözlenen durumlarda, meme ucunun altında yarım daire şeklinde yapılan bir kesi ile girilerek meme dokusunun fazla kısmı cerrahi olarak çıkartılır. Bu teknikte en sık yapılan hata, meme dokusunu gereğinden fazla veya orantısız çıkarmaktır.

Yağ dokusu ve süt bezlerinin birlikte fazla olduğu jinekomasti olgularında aynı seansta hem liposuction hem de süt bezlerinin cerrahi olarak çıkartılması yapılabilir. Ancak, her iki işlemi aynı seansta yapmanın en önemli dezavantajı gereğinden fazla doku çıkararak meme bölgesinde çökük bir görüntü oluşturulmasıdır. Bu tür olgularda yağ enjeksiyonu uygulanarak çöküklük giderilmeye çalışılır. Benim kişisel tercihim, öncelikle sadece liposuction yapmak ve meme derisinin büzülerek yeni durumuna uyum sağlamasını beklemektir. Deneyimlerime göre hastalarımın yaklaşık % 95’inde sadece liposuction yöntemi ile istedikleri sonucu elde etmek mümkün olmuştur. Böylelikle meme başında herhangi bir kesi izi oluşmadığı gibi gereğinden fazla doku çıkararak çökük bir görüntü oluşturma riskinden de kaçınılmış olur.

Jinekomasti olgularının estetik sonuç açısından en zorlayıcı olanları, bir kadın memesi gibi, meme derisinin aşırı fazla olduğu ve meme başının normal yerinden daha aşağıya yer değiştirdiği sarkık memelerdir. Bu olgularda, meme başını yukarıya, olması gereken yere taşımanın ve fazla yağ ve meme dokusunu çıkarmanın yanı sıra fazla olan deriyi de bir veya iki düzlemde çıkarmak gerekir. Ameliyatta tüm bu manevralar yapıldığında, deri fazlalığı ve sarkmanın derecesine göre meme başı çevresinde çepeçevre bir iz kalabileceği gibi, bu izin yanı sıra meme başının yanında ve/veya aşağısında da ek izler oluşacaktır. Yaşam boyu kalıcı olan ve bazı hastalarda oldukça dikkat çekici olabilen bu izler nedeniyle hastalar ameliyat sonrasında da düşledikleri yaşam kalitesine ulaşamayabilmektedirler.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir