ESTETİK CERRAHİ

Göz Kapağı Düşüklüğü Estetiği Nedir?

Göz Kapağı Estetiği

“Göz Kapağı Düşüklüğü Estetiği” veya “Gözaltı Torbaları Estetiği” olarak bilinen cerrahi işlemin tıbbi ismi “Blefaroplasti” dir. Üst göz kapaklarındaki torbalanma için yapılan işlem “üst blefaroplasti”, alt göz kapaklarındaki torbalanmayı gidermek için yapılan işlem ise “alt blefaroplasti” olarak adlandırılır.

Yapısal nedenlerin yanı sıra yıllar içerisinde göz kapaklarındaki cilt ve ciltaltı dokularındaki gevşemeler göz kürelerinin üstünde ve altında yerleşik olan yağ yastıkçıklarının öne doğru fıtıklaşmasına ve gözaltı torbalarının oluşmasına yol açar. Bazen yağ yastıkçıklarında belirgin bir fıtıklaşma olmadan sadece deri ve derialtı kas dokusunda gevşeme ve sarkma olabilir. Diğer yandan, yüz kemikleri üzerindeki tüm yumuşak dokuların zaman içerisinde aşağıya doğru yer değiştirmesi sonucu alın derisi ve kaşlar aşağıya doğru yer değiştirir ve üst göz kapaklarındaki deri katlantıları daha da belirginleşir. Elmacık kemikleri ve yanaklardaki dokuların aşağıya doğru sarkması ise alt göz kapağı çevresinde çukurlaşmasına ve gözaltı torbalarının daha da belirginleşmesine yol açar. Bu durum kişilerin yorgun ve yaşlı görünmesine neden olur.

Göz kapağı düşüklüğü estetik ameliyatı standart bir işlem değildir, kişilerin göz kapaklarındaki deformasyonun derecesine göre değişiklik gösterir. Çoğu zaman daha başarılı sonuçlar almak için ek işlemler gerekir.

Göz kapağı estetiği yapılacak işlemin boyutuna göre lokal veya genel anestezi altında yapılır. Fazla olan göz kapağı derisi, deri altı kas dokusu ve varsa fıtıklaşan yağ yastıkçıkları alınır. Üst göz kapağı estetiğinde bazen kaşların kaldırılması da gerekir. Alt göz kapağı estetiğinde ise, alt göz kapaklarının hemen aşağısında oluşan çukurlaşmalara ve elmacık kemiklerine yağ dolgusu işlemi de yapılır ve daha başarılı estetik sonuç alınır. Yanaklardaki sarkmalar çok belirgin ise göz kapağı estetiği yüz germe ameliyatı ile kombine edilir.

Göz Kapağı Estetiği Kimlere Yapılır?

18 yaşını geçmiş, ameliyata engel bir fiziksel ve ruhsal sorunu olmayan kadın ve erkeklere yapılır. Ameliyatın gerekli olup olmadığına göz kapaklarının muayenesi sonrası plastik cerrah ve hastanın birlikte yaptığı değerlendirme ile karar verilir. Ameliyatı olmak için 50-60 yaş gibi belirli bir yaşın beklenmesine gerek yoktur. Kişinin yaşam kalitesini düşürdüğü tespit edilen belirgin bir torbalanma varsa daha erken yaşlarda da ameliyat yapılabilir. Günümüzde iş hayatında ve sosyal yaşamda dinamik ve enerjik görünüm gittikçe önem kazanmaktadır ve bu bağlamda göz kapağı estetiği ameliyat yaşı artık daha erken yaşlarda yapılmaktadır.

Göz Kapağı Estetiği Öncesi Nelere Dikkat Etmek Gerekir?

Ameliyat, kişinin fiziksel ve psikolojik olarak en iyi olduğu dönemde yapılmalıdır. Ameliyat öncesinde genel sağlık sorunları, kronik hastalıklar, sürekli kullandığı ilaçlar dikkatle gözden geçirilmeli ve varsa öncelikle bu sorunlar düzeltilmelidir. Örneğin, yüksek tansiyonu olan ve tansiyonu tam kontrol altında olmayan bir hastanın öncelikle tansiyonu kontrol altına alınmalıdır. Tiroid hormonları kullanan kişilerde hormon seviyelerinin normal sınırlarda olduğu teyit edilmelidir.

Göz kapağı estetiğinde en önemli komplikasyonlardan biri kanamadır. Bu nedenle, aspirin içeren ilaçlar, düzenli yeşil çay tüketimi gibi kan sulandırıcı, kanın pıhtılaşmasını azaltan ilaç, çay veya besin destekleri ameliyat tarihinden en az 15 gün önce kesilmelidir. Bu konuda daha detaylı bilgi için buraya tıklayabilirsiniz.

Göz Kapağı Estetiği Sonrası Nelere Dikkat Etmek Gerekir?

Ameliyat sonrasında göz kapaklarında basıncın artmaması, ödemin daha az olması ve olası kanamalardan kaçınmak için dikkat edilmesi gereken bazı unsurlar söz konusu,

  • 5 gün yarı oturur pozisyonda yatılmalı
  • Günlük işleri yapmaktan kaçınılmalı
  • İstirahat Edilmesi
  • Tansiyon ilacı gibi düzenli kullanılan ilaçlar zamanında alınmalı
  • Tuvalette aşırı ıkınılmamalı
  • Öne çok eğilmemeli
  • Kan sulandırıcı ilaç ve besinler ameliyattan sonraki 15 günlük sürede tüketilmemeli.

Ameliyat sonrasında normalleşme süreci kişiden kişiye veya yapılan işlemin boyutuna göre değişmektedir. Özellikle ilk bir ay göz kapaklarında uyurken alınan pozisyon değişimlerine bağlı olarak asimetriler görülebilir, sabırla beklenmelidir.

Ameliyat Sonrası Göz Kapakları Tekrar Düşer mi?

Özellikle üst göz kapaklarındaki torbaların tedavi edildiği ve nispeten daha genç yaşlarda ameliyat olmuş kişilerde yıllar içerisinde göz kapaklarında bir miktar torbalanma yeniden oluşabilir. Bu gibi durumlarda fazla deri dokusu lokal anestezi altında tekrar alınabilir.

Damla Silikon İmplant mı, Yuvarlak Silikon İmplant mı?

Damla Silikon mu Yuvarlak Silikon mu?

Meme Büyütme Estetiği, tüm dünyada olduğu gibi ülkemizde de en çok tercih edilen meme estetiği yöntemlerindendir. Meme büyütme amacıyla silikon implant kullanımı halen en sık tercih edilen ve en etkili yöntemdir. Kullanılan silikon implantların büyüklüğü kadar şekli de ameliyat öncesinde hasta ve plastik cerrah arasında konuşulması gereken bir konudur. Genel olarak silikon implantların şekilleri “yuvarlak” ve “damla şekilli anatomik tip” olarak iki ana grupta toplanabilir. Her bir gurubun içerisinde ise farklı projeksiyonlarda alt guruplar bulunmaktadır. Tek ve ideal bir silikon implant şekli yoktur. Hasta için hangi şeklin daha uygun olacağına plastik cerrah ve hasta birlikte karar vermelidir. Diğer taraftan, plastik cerrahların hastalarına önerecekleri silikon implant şeklinde, kendi deneyimleri ve bilgileri doğrultusunda, farklılıklar görülebilmektedir.

Meme Büyütme Ameliyatında Silikon İmplant Seçimi ile ilgili detaylı yazımız için tıklayınız.

Yuvarlak ve silikon implantların arasındaki temel farklar implant tabanının şekli, silikon jelin bu taban üzerindeki dağılımı, silikon jelin sertlik oranı ve silikon jelin etrafındaki kılıfın pürtüklü veya düz yüzey olmasından kaynaklanır.

Yuvarlak Protez (Silikon İmplant) Avantajları ve Dezavantajları

Yuvarlar Silikon İmplant

Yuvarlak silikon implantların tabanı daire şeklindedir ve silikon jel tüm alanlarda homojen olarak dağılmıştır. Bu yapının en önemli avantajı silikon implantın hastaya uygulanmasından sonra zamanla kendi etrafında dönme hareketi yapsa dahi bu dönüşün meme şeklinde bir değişim yapmayacak olmasıdır. Diğer bir avantajı ise memenin üst yarısının (dekolte kısmının) daha iyi doldurulabilmesidir. Memelerde sarkma ve küçüklüğün birlikte olduğu olgularda meme dikleştirme ve büyütme ameliyatı birlikte yapılır ve yuvarlak silikonlar dekolte kısmına doldurmak amacıyla daha çok tercih edilir. Yuvarlak implantların içindeki jel daha yumuşak olabilmekte ve dokunulduğunda daha doğal bir his verebilmektedir. Yeterince meme dokusu olmayan bir hastaya hemen meme altında oluşturulan bir cepe yuvarlak silikon implant yerleştirildiğinde, uzun dönemde implant çevresinde kapsül (sert bir kılıf) oluşumu ve dışardan anlaşılabilecek dalgalanmalar gözlenebilmektedir. İmplant kas altı yerleştirildiğinde ise bu sorunlar daha nadir görülmektedir.

Damla Protez (Anatomik Tip Silikon İmplant) Avantajları ve Dezavantajları

Damla veya Anatomik tip Silikon implantların taban şekli daire değildir, yatay ve dikey eksenleri farklılık gösterir. Bu özelliğin dezavantajı silikon implant kendi etrafında döndüğünde meme şeklinin bozulacak olmasıdır. Bu nedenle implantın doğru eksenlerde yerleştirilmesi önemlidir. İmplantın daha sonra dönmesine engel olmak için silikon jeli saran kılıfı pürtüklü yapıda üretilmiştir. Yuvarlak olmayan bu taban üzerindeki jel ise özellikle normal bir meme anatomisini taklit edecek şekilde alt yarıda daha fazladır. Bu nedenle bu tip implantların başlıca kullanım alanı hiç meme dokusu olmayan, sıfır beden meme olarak isimlendirilen olgulardır. Bu tip memelerde uygulanan implantın memeye daha iyi şekil verebilmesi için implant içindeki jelin kıvamı yuvarlak implantlara göre daha serttir.

Son yıllarda yapılan çalışmalarda, meme büyütme ameliyatı geçirmiş hastaların ameliyattan yıllar sonra yapılan estetik değerlendirmelerinde silikon implant şeklinin estetik sonuçlar üzerinde çok belirgin fark oluşturmadığı yönündedir. Geç dönem komplikasyonlar açısından yuvarlak ve damla silikon implantlar karşılaştırıldığında ise implantların yüzey yapıları, uygulandıkları cebin kas altı veya kas üstü olması, büyüklükleri, cerrahi teknik detaylar gibi bir çok değişken göz önüne alınmak durumundadır ve bu nedenle net bir çıkarım yapmak zor görünmektedir.

Damla Ve Yuvarlak Silikon İmplant Fiyatları Farklı Mıdır?

Damla şeklindeki silikon implantlar bir miktar daha pahalıdır.

Son Söz: Asla aklınızdan çıkarmayınız ki sizi ameliyat edecek plastik cerrah bu konunun profesyoneli olarak sizin bu yazılardan edindiğiniz bilgilerden çok daha fazlasını bilmekte ve deneyimlemektedir. Diğer taraftan, plastik cerrahların kendi deneyimleri doğrultusunda size farklı silikon implant şekli ve uygulama seçeneği sunması da normaldir. Görüştüğünüz plastik cerrahların açıklamalarını dikkatle dinleyip aklınızdaki tüm soruların yanıtını aldıktan sonra hangi doktora ameliyat olacağınıza karar vermeniz en doğru yaklaşım olacaktır.

Jilet İzi Ameliyatı Sonrası Nelere Dikkat Edilmeli?

Ameliyat sonrası dönem en az ameliyat öncesi ve ameliyat süreci kadar önemlidir. Öncelikle genel sağlık durumunuzu ilgilendiren olası komplikasyonların oluşmaması ve oluşan bir komplikasyonun zamanında fark edilip tedavi edilebilmesi için çok bilinçli hareket etmeniz gerekmektedir. Bu aşamada önerilerimize ciddiyetle uymak ve bizimle yakın iletişimde bulunmak yaşamsal önem taşır.

Bazı hastaların ameliyat sonrasında doktorunun önerilerine yeterli özeni göstermediği, farklı nedenlerle sınırları zorladığı ve buna bağlı komplikasyonlar geliştiği sıklıkla gözlemlenebilmektedir. Ameliyat sonrası dönemde kendinizi çok iyi hissetseniz, herhangi bir ağrı duymuyor olsanız dahi ameliyat olduğunuzu unutmamalı ve yaptığımız önerilere harfiyen uymalısınız.

Genel olarak, ameliyat öncesi dikkat edilmesi gereken ilaç ve beslenme konularına (aspirin vb kan sulandırıcı almama, yeşil çay, E vitamini tüketmeme gibi) ameliyat sonrası 15 günlük dönemde de aynı şekilde dikkat edilmelidir.

Jilet İzi Tedavisi uygulanan edilen alanların nihai şekil ve renk tonuna dönmesi kişiden kişiye değişmekle birlikte ortalama 1 yılı (6 ay – 2 yıl) bulacaktır.

Öncelikle;

  • 38.5 C’ nin üzerinde ateş
  • Solunum güçlüğü
  • Şiddetli ağrı
  • Fazla miktarda açık kırmızı taze kanama
  • Ameliyat bölgesinde aşırı şişlik ve kızarıklık gelişmesi
  • Aşırı halsizlik hali
  • Bilinç durumunda bulanıklık ve aşırı uyku hali
  • Elinizde veya ayağınızda aşırı şişme ve renk değişimi

Veya yolunda gitmediğini düşündüğünüz bir şeyler hissediyor iseniz günün hangi saati olursa olsun derhal ameliyatı yapan doktorunuzu bilgilendiriniz. Herhangi bir nedenle doktora ulaşamıyor iseniz ameliyatın yapıldığı veya en yakın hastanenin acil servisine başvurmalısınız.

Pozisyon: Deri yaması uygulanan kolunuz/kollarınız kalp seviyesinin üzerinde tutulmalıdır. Böylelikle toplardamar basıncı düşeceği için deri yaması altına kan birikme, kolunuzda şişlik, morluk ve dolaşım bozukluğu gelişme ihtimali azalacaktır.

Deri yaması alınan bacağınız da kalp seviyesinde tutulursa bu bölgede kanama ve ağrı daha az olacaktır. Bacağınızda özellikle ayağa kalktığınızda yanma şeklinde bir miktar ağrı duymanız normaldir. Bu yanma hissi birinci haftanın sonuna doğru geçecektir.

Solunum egzersizleri: Ağrı vb değişik nedenlerle yeterince derin solunum yapılamaz ise hava yollarında tıkaç oluşumu (atelektazi) ve buna bağlı akciğer enfeksiyonu gelişimi riski söz konusudur. Bu nedenle saat başı en az 3-5 kez tüm akciğeri genişletecek derin nefesler almak gereklidir. Yeterince sıvı alımı bronşlarda tıkaç oluşumunu azaltacaktır.

Hareket kısıtlaması: Ameliyat sonrası ilk 1 hafta ameliyat olduğunuz kolunuzu aktif kullanmayınız. Deri yamasının, altındaki dokulara yapışması için sabit kalması önemlidir. Diğer taraftan, fazla ayakta kalır ve hareket ederseniz deri yaması alınan bacak kısmında kanama ve ağrı oluşacak bu da yaranızın geç iyileşmesine ve bacağınızda daha fazla iz kalmasına yol açacaktır.

Tuvalette fazlaca ıkınma, ağır kaldırma, ev işleri yapma, çocuk taşıma, araç kullanma gibi zorlayıcı hareketlerden kaçınılmalıdır. Aktif spor yapılmamalıdır.

Beslenme: Ameliyat süreci boyunca kullanılan ilaçların vücuttan rahat atılabilmesi, bacaklarda pıhtı oluşumu riskinin azaltılması, dokuların yeterince dolaşımının sağlanabilmesinde yeterli sıvı alımı (günde 1,5-2 litre) önemlidir. Sık tuvalete gitmemek için sıvı alımını kısmak en sık yapılan hatalardandır. Bu süreçte alkolden uzak durulmalı, kanamayı artırabilecek aspirin vb ilaçlar alınmamalıdır. Ameliyat sonrası dönemde kilo vermeye yönelik çok sıkı diyetler yapılmamalı, proteinden zengin dengeli beslenmeye dikkat edilmelidir.

İlaç Kullanımı: Size önerilen ilaçları önerildiği şekilde kullanmalı, dozlarda keyfi değişikliklere gitmemelisiniz. Doktorunuzun haberi olmadan başka bir ilaç almamalısınız, çünkü sizin bilmediğiniz farklı yan etkiler (kanama, diğer ilaçlarla olumsuz etkileşim gibi) görülebilmektedir. İlaç kullanımında bir sorun yaşıyorsanız doktorunuzu bilgilendiriniz ve onun bilgisi dahilinde değişiklik yoluna gidiniz.

Sigara: Damarlarda spazma, daralmaya yol açması nedeniyle kan dolaşımının çok önemli olduğu estetik ameliyatlarda sigara doku iyileşmesini son derece olumsuz etkilemektedir.

Ruhsal değişiklikler: Ameliyat sonrası ilk günlerde geçici olarak ruhsal bir çöküntü yaşamak, ameliyatın başarısı hakkında kaygılar duymak çok normaldir. Bu dönemde çoğu zaman bandajlar, sargılar, ödem vb nedenlerle hedeflenen sonuç henüz ortaya çıkmamıştır. Diğer taraftan görünümde belirgin değişime yol açan estetik ameliyatlar sonrasında ameliyat son derece başarılı olsa dahi yeni görünüme uyum sağlamak ve bu görünümü içselleştirmek zaman almaktadır.

Ameliyat alanlarında kaşıntı: Ameliyat bölgelerinde sargıların altında kalan kısımlar kuruduğu için bir miktar kaşıntı normaldir. Bazen bu kaşıntı rahatsız edecek boyutta olabilmektedir, doktorunuza danışarak bu yönde bir ilaç almanız gerekebilir. Bazen sargıların altından kaşıma işlemi veya doktorunuz tarafından sargılar açılıp kaşınan alanlara krem sürülmesi gerekebilir.

Ameliyat olan elde şişlik: Deri yaması uygulanan kolunuzun elinde belirgin bir şişme olması kolunuzdaki sargının sıkı olduğunu ve toplardamar dolaşımını zorlaştırdığını gösterir. Sargıyı gevşetmek (doktorunuzun bilgisi dahilinde açıp tekrar daha gevşek sarmak) ve kolunuzu kalp seviyesinin üzerinde tutmak gerekir.

Banyo: Sargıların olduğu kol ve bacak kısımlarının ıslatılmaması gerekmektedir. Kolunuzu naylon poşete sokup etrafını mutfaklarda kullandığınız streç ile sıkıca sarmak, bacağınızı da aynı şekilde streçle sarmak suretiyle banyo yapabilirsiniz. Sonrasında streçleri çıkarmalısınız. Sargılar bir şekilde ıslandığı takdirde saç kurutma makinası ile hızla kurutmalısınız, veya doktorunuza başvurup sargıyı değiştirtmelisiniz.

Deri yaması uygulanan alanda iyileşme süreci: Deri yaması uygulanan alana yapıştıktan sonra (ameliyattan yaklaşık 11 gün sonra) bu alanı normal su ve sabunla yıkayabilirsiniz, elinizle üzerini temizleyebilirsiniz. Deri yamasının en üst derisinde soyulma şeklinde belirtiler olabilir normaldir. Takip eden haftalarda deri yaması uygulanan bölgenin kendi kılları uzamaya başlayacak, kıl köklerindeki yağ bezlerinden deriyi nemlendirmek üzere yağ salgısı başlayacaktır. Uzayan kıl ve salgılanan yağların bir kısmı üzerlerindeki yeni deri yamasını delip geçerken bazıları deri yamasının altında kapalı kalacak ve sivilce gibi, kıl dönmesi gibi bir görünüm oluşacaktır. Bu durum özellikle ameliyattan 2-3 ay sonra artacaktır. Bu aşamada ameliyat alanının net çekilmiş bir fotoğrafını cengizacikel@gmail.com adresine eposta şeklinde (whats up değil!) gönderirseniz size ne yapılacağı konusunda bilgi verilecektir, gerekiyorsa ofise davet edilip, büyüteç altında kılların üzeri steril bir iğne ucu ile açılarak kılların deri yamasını delip dış ortama çıkması sağlanacaktır. Bu işlem koldaki kılların durumuna göre bir kaç kez tekrarlanabilmektedir.

Deri yaması ameliyatı takip eden ilk aylarda pembe renkte, kenarları çevre dokudan daha kabarık, ve altında kesik izleri belli oluyor şeklinde olacaktır. Bu görüntü beklediğimiz bir durumdur. Size önerilen kremler ve bandaj kullanımı sonucu yavaş yavaş renk ten rengine dönmeye başlayacak, deri yaması incelecek ve daha doğal bir görünüm kazanacaktır. Bu süreç kişilerin yara iyileşme özelliklerine göre 1-2 yıl arasında değişmektedir.

Deri yamasının güneşe maruz kalması durumunda rengi koyulaşacaktır, bu nedenle özellikle ilk 1 yıl güneşten korunma (kapalı giysiler, 50 faktörlü güneş kremi) çok önemlidir. Bazen güneşe maruz kalınması dahi renk esmerleşebilmektedir (postinflamatuar hiperpigmentasyon), bu durumda doktorunuzla iletişime geçerek bir süre renk açıcı kremler kullanmanız gerekecektir.

Deri yaması alınan alanda iyileşme süreci: Ameliyat sonrasında en sık gözlemlediğimiz sorun deri yaması alınan bacak kısmında iyileşmenin gecikmesi ve buna bağlı daha belirgin iz kalmasıdır. Bu sorunun başlıca nedeni, ameliyat sonrası ilk iki hafta yeterince yatak istirahati yapmamak, fazla ayakta kalmak ve hareket etmektir. Daha nadir olarak da kişilerin yaralarının iyileşmesinde yapısal bir sorun vardır ve istirahat etse dahi iyileşme geç olabilmektedir.

Deri yaması alınan bölge kendiliğinden iyileştikten sonra kırmızı-pembe renkte bir görünüm alacaktır. Uzun süre ayakta kaldığınızda, sıcak duş alırken, aktif spor yaparken bu alandaki damarların genişlemesi ve içerisine kan dolması nedeniyle daha koyu kırmızı – mor renk alacaktır. Bazen küçük su toplamaları ve yara açılmaları olabilecektir. Gün içerisinde bacağınızı kalp seviyesinin üzerinde tutarak bir süre dinlendirmeniz iyi olacaktır. Yara açılırsa doktorunuzla iletişime geçmeniz ve ona göre bir tedavi uygulamanız gerekecektir.

Deri yaması alınan alandaki kıllar tekrar çıkacaktır (kola nakledilmemiştir). Pembelik ortalama 1-2 yıl içerisinde son halini alacaktır.

Sportif aktiviteler: Ameliyattan bir ay sonra her türlü sportif faaliyeti yapabilirsiniz.

Güneşten korunma: Ameliyat alanları özellikle ilk bir yıl güneşe veya solaryuma maruz kaldığında aşırı esmerleşme şeklinde istenmeyen bir görüntü oluşmaktadır. Bu nedenle ilk bir yıl uzun kollu giysiler ve 50 faktörlü güneş kremleri ile ameliyat alanlarını (deri yaması alınan ve uygulanan alanlar) güneşten korumak çok önemlidir. İkinci yıl güneş kremi kullanmak koşulu ile daha kontrollü bir yaz mevsimi geçirilebilir.

Gebelik: Ameliyat sonrasında kullanılacak olan bazı kremlerin (ör: advantan pomad, dermovate pomad vb.) gebelik durumunda kullanılması sakıncalıdır. Bu nedenle ameliyat sonrası en az 3 ay gebelik planlanmaması önerilir. Eğer gebelik söz konusu olursa kremler kesilmeli ve bu konuda doktorunuzla iletişime geçmelisiniz.

Kontroller: Ameliyat alanları iyileştikten sonra yapılacak olan kontroller önemlidir, çünkü deri yamasının durumuna göre kullandığınız kremler değiştirilebilmekte, bazen de ofise gelmeniz ve bazı işlemler yapmamız gerekebilmektedir. Bu nedenle ilk 6 ay ayda bir, ikinci 6 ay 2 ayda bir, ikinci sene ise 3 ayda bir ameliyat alanlarının net ve doğru açıdan çekilmiş fotoğraflarını cengizacikel@gmail.com adresine e-posta şeklinde göndererek veya randevu alıp bizzat ofisime gelerek kontrol muayenesi yaptırabilirsiniz. Kontrollerde yapılacak işlemlerden her hangi bir ücret talep edilmeyecektir. Fotoğrafları whats up’ tan değil e-posta şeklinde göndermeniz ve halen kullanmakta olduğunuz kremleri belirtmeniz size daha doğru ve hızlı dönüş yapmamızı kolaylaştıracaktır.

Estetik sonuç: Zımparalama ve ince deri yaması ameliyatının birincil amacının kesik izlerinin anlaşılmayacak hale getirilmesi olduğunu özellikle belirtmek isteriz. Kolunuzu sağlam taraftan ziyade eski haliyle karşılaştırmanız ameliyat sonucu hakkında daha doğru değerlendirme yapmanızı sağlayacaktır. Diğer taraftan, deri yaması alınan ve uygulanan alanların, incelik ve renk uyumu açısından ideal olması için standart şekilde özenle her hastamıza elimizden geleni yapmaktayız. Buna rağmen hastalarımızın yara iyileşme özelliklerindeki farklılıklar ve ameliyat sonrası önerilerimize uygun davranma konusundaki farklılıklar nedeniyle estetik sonuçlarda da farklılıklar olabilmektedir.

İlk kontrolde (ameliyattan 4 gün sonra) splint, bandaj ve deri zımbalayıcıları cilt yamasının üstünden kaldırılacak ve ince bir bandaj tekrar uygulanacaktır. Bu ikinci sargı bir hafta sonra açılacaktır. Yani, kolunuzda toplam 11-12 gün sargı olacaktır. Deri yaması alınan uyluk kısmı ise 14 gün hiç açılmayacaktır. Başka bir deyişle ameliyat sonrasında sargılardan tamamen kurtulmanız en az 2 haftayı bulacaktır.

Herhangi bir komplikasyon söz konusu olmadığında her ay ameliyat alanlarının net çekilmiş fotoğraflarını e-posta ile göndermek sureti ile veya dilerseniz ofisimize gelerek kontrollerinizi yaptırabileceksiniz.

En sık gözlenen sorun deri yaması alınan alanın kendiliğinden iyileşmesi sürecinin (normalde 2 haftadır) normalden uzun sürmesidir. Bu durumun en sık nedeni ameliyat sonrasında hastaların yeterince yatak istirahati yapmamaları ve uzun süre ayakta kalmaları ve yürüyüş yapmalarıdır. Daha nadir gözlenen diğer bir sebep ise hastaların yara iyileşme kapasitelerinin normalden düşük olması ve yara iyileşmesinin yavaş ilerlemesidir.

Burun Kırığı Ameliyatı

burun-kirigi
Burun dışa doğru çıkık konumu dolayısıyla travma ve darbelere oldukça açıktır.

Birinci tip derece travmalarda hafif şekil bozuklukları olduğundan tedavi stebilizasyon (sabitleme) şeklindedir. Bu tip burun kırıklarında sabitleme işlemi çoğunlukla lokal anestezi altında yapılır. Ameliyata gerek duyulmaz. Buradaki amaçlardan biri de burnu daha sonra gelebilecek travmalara karşı örneğin uyurken burnunu çarpma gibi korumaktır.

İkinci tip travmalarda ise ciddi şekil bozuklukları söz konusudur. Bu aşamada uygulanan cerrahi tedavi yani kırık burun ameliyatı, kırıkların tamamen ortaya konması, yerine oturtulması ve plak ve vida sistemleri kullanılarak sabitlenmesi aşamalarıdan meydana gelir. Bu ameliyat ile hem şekil bozuklukları hem de fonksiyonel bozukluklar birlikte giderilir. Bu nedenle ameliyatın estetik plastik cerrah tarafından yapılması önerilir.

Eğer burunda vücudun başka bir alanından doku nakli yapılarak burun çatısının tekrar oluşturulması gerekiyorsa estetik plastik cerrah tarafından burun onarımı ameliyatı yapılmalıdır. Bu ameliyatta mikrocerrahi yöntemler de kullanılır.

Burun Kırığı Teşhisi Nasıl Konur?

Ağrı, şişlik, kanama, morarma, şekil bozukluğu ve nefes almada güçlük şeklinde kendini hissettirebilir. Darbe ya da travma gerçekleştikten sonra en kısa sürede bir hekime başvurmak önemlidir. Burun kırığı elle muayene ile ya da çekilen filmden anlaşılacağı gibi gözle görülebilir şekil bozukluklarından da anlaşılabilir.

Burun kırıklarında ilk 24 saatte ödem gelişmeden müdahale edilmesi oldukça önemlidir. Eğer bu süre geçmişse tıbbi operasyon için ödemlerin inmesi beklenir ve daha sonra rinoplasti ameliyatı yapılır.

Burun Kırığı Tedavi Edilmezse Ne Olur?

Burun kırıkları ciddi estetik ve burundan soluk alıp vermeyi zorlaştıran fonksiyonel sorunlara yol açabilir. Bu nedenle burun kırığının tam ve kalıcı tedavisi mümkün olan en kısa sürede yapılmalıdır.

Kırık Burun Ameliyatı fiyatı hakkında detaylı bilgi almak için form doldurabilir ya da iletişim numaralarımızdan bizimle iletişime geçebilirsiniz.

Estetik Ameliyat Sonrası Nelere Dikkat Etmeli?

Estetik Ameliyat Sonrası Nelere Dikkat Etmeli?

Estetik ameliyat sonrası dönem de en az ameliyat öncesi ve ameliyat süreci kadar önemlidir. Öncelikle genel sağlık durumunu ilgilendiren olası komplikasyonların olmaması ve oluşan bir komplikasyonun zamanında fark edilip tedavi edilebilmesi için çok bilinçli hareket etmek gerekir. Bu aşamada doktorun önerilerine ciddiyetle uymak ve onunla iletişimde bulunmak yaşamsal önem taşır.

Bazı hastaların ameliyat sonrasında doktorunun önerilerine yeterli özeni göstermediği ve farklı nedenlerle sınırları zorladığı ve buna bağlı komplikasyonlar geliştiği sıklıkla gözlemlenebilmektedir. Ameliyat sonrası dönemde kişi kendini çok iyi hissetse, herhangi bir ağrı duymasa dahi önerilere harfiyen uymalıdır.

ÖNCELİKLE;

  • 38.5 C’ nin üzerinde ateş
  • Solunum güçlüğü
  • Şiddetli ağrı
  • Fazla miktarda açık kırmızı taze kanama
  • Ameliyat bölgesinde aşırı şişlik ve kızarıklık gelişmesi
  • Aşırı halsizlik hali
  • Bilinç durumunda bulanıklık ve aşırı uyku hali

Veya yolunda gitmediğiniz bir şeyler hissediyor iseniz günün hangi saati olursa olsun derhal ameliyatı yapan doktor bilgilendirilmelidir. Herhangi bir nedenle doktora ulaşılamıyor ise ameliyatın yapıldığı veya en yakın hastanenin acil servisine başvurulmalıdır.

Pozisyon: Genel olarak ameliyat edilen bölge kalp seviyesinin üzerinde tutulmalıdır. Böylelikle ilgili bölgedeki toplardamar basıncı düşeceği için daha az kanama, şişlik ve morluk oluşacaktır.

Solunum egzersizleri: Ağrı vb değişik nedenlerle yeterince derin solunum yapılamaz ise hava yollarında tıkaç oluşumu (atelektazi) ve buna bağlı akciğer enfeksiyonu gelişimi riski sözkonusudur. Bu nedenle saat başı en az 3-5 kez tüm akciğeri genişletecek derin nefesler almak gereklidir. Yeterince sıvı alımı bronşlarda tıkaç oluşumunu azaltacaktır.

Hareket kısıtlaması: Ameliyat bölgesini ilgilendiren kısımlar gereğinden fazla kullanılmamalıdır. Örneğin meme ameliyatı sonrası kol hareketleri bir süre kısıtlanmalıdır. Tuvalette fazlaca ıkınma, ağır kaldırma, ev işleri yapma, çocuk taşıma, araç kullanma gibi zorlayıcı hareketlerden kaçınılmalıdır. Aktif spor yapılmamalıdır. Kısa yürüyüşler bacaklardaki kan dolaşımı için yararlı olabilmektedir.

Beslenme: Ameliyat süreci boyunca kullanılan ilaçların vücuttan rahat atılabilmesi, bacaklarda pıhtı oluşumu riskinin azaltılması, dokuların yeterince dolaşımının sağlanabilmesinde yeterli sıvı alımı önemlidir. Sık tuvalete gitmemek için sıvı alımını kısmak en sık yapılan hatalardandır. Bu süreçte alkolden uzak durulmalı, kanamayı artırabilecek aspirin vb ilaçlar alınmamalıdır. Ameliyat sonrası dönemde kilo vermeye yönelik çok sıkı diyetler yapılmamalı, dengeli beslenmeye dikkat edilmelidir.

İlaç Kullanımı: Doktorun önerdiği ilaçlar önerildiği şekilde kullanılmalı, dozlarda keyfi değişikliklere gidilmemelidir. İlaç kullanımına bağlı herhangi bir beklenmedik etki gözlendiğinde doktora bilgi verilmelidir.

Sigara: Damarlarda spazma, daralmaya yol açması nedeniyle kan dolaşımının çok önemli olduğu estetik ameliyatlarda sigara doku iyileşmesini son derece olumsuz etkilemektedir.

Ruhsal değişiklikler: Ameliyat sonrası ilk günlerde geçici olarak ruhsal bir çöküntü yaşamak, ameliyatın başarısı hakkında kaygılar duymak çok normaldir. Bu dönemde çoğu zaman bandajlar, sargılar, ödem vb nedenlerle hedeflenen sonuç henüz ortaya çıkmamıştır. Diğer taraftan görünümde belirgin değişime yol açan estetik ameliyatlar sonrasında ameliyat son derece başarılı olsa dahi yeni görünüme uyum sağlamak ve bu görünümü içselleştirmek zaman almaktadır.

Benler Aldırılırsa Kanserleşir Mi?

Benler Nasıl Alınır?

Halk arasında “vücuttaki benlere bıçak vurulursa kanserleşir” şeklinde yaygın bir yanlış inanç vardır. Oysa gerçek bunun tam tersidir.

Benler Neden Aldırılır?

Vücuttaki benler, ister doğuştan isterse sonradan olsun, iki nedenle cerrahi olarak çıkartılır. Birinci neden kişinin benin estetik görünümden rahatsız olması ve benini aldırmak istemesidir. İkinci ve daha önemli neden ise mevcut benin bir deri kanseri veya öncüsü olma olasılığıdır. Bir benin dermaskopi aygıtı ile, özellikle bu konuda deneyimli bir uzman tarafından, detaylı incelenmesi o ben hakkında bir fikir verir. Deri kanseri yönünde en ufak bir şüphe duyulduğunda kesin tanı koymak için biyopsi yapılmalı ve patologlar tarafından değerlendirilmelidir. Küçük benlerin biyopsisi genellikle lokal anestezi enjeksiyonunu takiben benin tamamının çıkartılması şeklindedir (eksizyonal biyopsi). Alınan doku patoloji laboratuarına gönderilir; orada hem ben hakkında kesin tanı konur hem de şüpheli dokunun tamamen çıkartılıp çıkartılmadığı kontrol edilir.

Ben – Kanser İlişkisi

Benler tamamen çıkartıldığında geride şüpheli bir ben hücresi kalmayacağı için kanser riski söz konusu değildir. Diğer taraftan, çıkartılan ben hücrelerinde deri kanseri tespit edilmiş ise deri kanserine erken tanı konmuş ve gerekli tedavi için zaman kaybedilmemiş olur.

‘Vücuttaki benlere bıçak vurulursa kanserleşir’ inancı muhtemelen halk arasında benini aldırdıktan sonra deri kanserinden ölen kişilerin gözlenmesinden kaynaklanmaktadır. Plastik cerrahların maalesef karşılaştığı bir senaryo olan bu durumda; kişinin ben görünümünde ölümcül bir deri kanseri mevcuttur, kişi tedavi için doktora geç başvurmuştur veya yanlış teşhis ile zaman kaybedilmiştir. Kanser tüm vücuda yayılmıştır ve bu geç dönemde ben cerrahi olarak çıkartılsa dahi hastalık tamamen kontrol altına alınamamış ve bir süre sonra hasta kaybedilmiştir. Kısacası, o ben görünümündeki deri kanseri alınmasa da zaten hasta kaybedilecekti.

Özet olarak; Benler cerrahi olarak alındığında kanserleşmez aksine erken tanı ve tedavi şansı verir.

Kaş Kaldırma Ameliyatı

Farklı teknikler kullanılarak kaş kaldırılabilir. Endoskopik alın germe ameliyatında saçlı deri içerisine yapılan küçük kesilerden girilerek kaşların iç ve dış kısımları bir bütün halinde tamamen kaldırılabilir.

Kaşların burna yakın olan iç kısımlarına üst göz kapağı estetiği için yapılan kesiden ulaşılarak kaşları aşağı çeken kaslar kalıcı olarak tahrip edilebilir ve kaşlar yukarı kalkar.

Özellikle orta yaş grubunda çoğu zaman sadece kaşların dış kısımlarını (kulağa yakın kenarlarını) kaldırmak yeterli olmaktadır. Bu amaçla saçlı deri içerisine yapılan 1-2 cmlik kesi ile girilir ve kaşın dış kısmı yukarıya doğru çekilerek tespit edilir. Ortalama 1 saat sürer ve lokal anestezi ile de yapılabilir.

Estetik Plastik Cerrahi Uzmanı Prof. Dr. Cengiz Açıkel, Kaş Estetiği, Kaş Kaldırma, Kaş Asma

14 Eylül 2016


Erkeklerde Kaş Kaldırma

Orta yaş ve üzeri erkeklerde düşük kaşlar ve göz kapaklarındaki torbalanmalar çok görülmekte; iş ve sosyal yaşamda ciddi imaj sorunu oluşturmaktadır.

Erkeklerin saçlı deri – kaş arası mesafe kadınlara göre daha uzundur veya bu bölgede saç dökülmesi söz konusudur; buralara yapılan kesilerin gizlenmesi zordur. Bu nedenle erkeklerde üst göz kapağından girilerek yapılan kaş kaldırma teknikleri daha çok tercih edilmektedir. Üst göz kapağı estetiği için yapılan kesiden kaşın altına ulaşılır, o bölge serbestleştirilir, yukarıya çekilir ve o şekilde kalması için bir çapa sistemi veya dikiş yöntemi kullanılarak kaş tespit edilir.

Tuberöz veya Tubuler Meme Deformitesi

Asimetrik Meme

Özellikle meme ucunun aşağısında kalan kısımda meme dokusu ve derisinin gelişmemesine bağlı olarak memelerin tüp şeklinde deforme ve asimetrik göründüğü bir şekil bozukluğudur. Meme altı kıvrımı olması gerektiği yerden daha yukarı yerleşimlidir ve meme bu kıvrımın üzerinden aşağı sarkmaktadır. Meme derisinin az gelişimi nedeniyle mevcut meme dokusu meme ucunu aşırı derecede ileriye iter ve tübüler bir görünüm oluşur. Meme ucu etrafındaki kahverengi kısım (areola)larda da asimetri mevcuttur.

Ergenlik döneminde meme gelişimi ile ortaya çıkan bu deformite genç kızlarda ciddi psikolojik sorunlara neden olabilmekte ve özgüvenlerini olumsuz yönde etkileyebilmektedir.

Tubüler meme deformitesinin tedavisi cerrahidir. Klasik bir meme büyütme ameliyatına göre daha farklı yaklaşım ve deneyim gerektirir. Temelde silikon protez ile meme büyütülürken meme altı kıvrımı olması gerektiği yere, daha aşağı bir konuma getirilir, meme uçları eşitlenir. Az gelişmiş olan meme derisinin gevşemesi ve daha doğal bir görünüm alması zamanla olur. Bazen ikinci bir seans ile küçük ayarlamalar yapmak gerekebilir.

Doğal Burun Estetiği

Doğal Burun Estetiği

Ülkemizde en sık yapılan estetik operasyonların başında gelen estetik burun ameliyatında amaç yüzün diğer ögeleri ile uyumlu, ilk bakışta gözü tırmalamayan diğer bir deyişle doğal görünümlü ve aynı zamanda güzel bir burun elde etmektir.

Burun estetiğinde burnun doğal mı yoksa yapay mı olduğu milimetrik değişimlerin sonucunda ortaya çıkmaktadır. Yapılan araştırmalarla burnun kendi içerisinde ve çevresindeki yapılarla olan ilişkisi, açıları ve oranları belirlenmiştir. Bu oran ve açılara sadık kalındığında ortaya doğal görünümlü bir burun çıkar. Diğer taraftan olması gerektiğinden biraz fazla kaldırılmış bir burun ucu veya biraz fazla törpülenmiş bir burun sırtı “ameliyat edilmiş burun” görünümüne neden olur ve bakışları üzerine toplar.

Oldukça deneyim gerektiren Burun estetiğinde başarının sırrı ameliyat öncesi doğru ve dikkatli bir analizi takiben bir ameliyat planı çizmek ve bu planı ameliyathanede uygun cerrahi teknikleri kullanarak hayata geçirmekte yatar.

Kadınlarda 17, erkeklerde ise 18 yaşını doldurmuş kişiler burun ameliyatı olabilmektedir.

Doğal burun estetiği fiyatı almak için form doldurabilir ya da iletişim bilgilerimizden bizimle iletişime geçerek muayene olabilirsiniz.

Burun Estetiği Ameliyatını Kim Yapmalı?

Burun Estetiğini, uzmanlık gerektiren bir operasyon olduğu için Plastik Cerrah ve Estetik Cerrah tarafından yaptırılmalıdır. Ayrıca bu alanda birçok operasyona imza atmış, deneyimli bir Cerrah tarafından gerçekleştirilmesi önerilmektedir.

Burun Estetiği Ameliyatı Nasıl Yapılır?

Burun Estetiği, kapalı teknik ve açık teknik olarak 2 farklı şekilde yapılabilmektedir. Burun Estetiği için hangi tekniğin kullanılacağına hasta ve uzman doktorun gerçekleştireceği kapsamlı muayene sonrasında karar verilir.

Açık Teknik ve Kapalı Teknik Arasındaki Farklar Nelerdir?

Burun Estetiği teknikleri olan açık ve kapalı teknik, ameliyat yapılışı açısından farklılık oluşturuyor. Kapalı teknikte sadece burun içerisinde yapılan kesilerle müdahale edilebilmektedir. Açık teknik ise burun içerisindeki kesiklerin yanında burun kıkırdaklarına da müdahale edilmekte ve şekil verilebilmektedir.

Burun Estetiği için Yaş Sınırı Nedir?

Burun Estetiği Estetiği yaşı, erkeklerde 18, kadınlarda ise 17 olarak kabul edilir. 18 yaşından küçük kadın adayların ebeveynleri ile muayeneye gelmesi önerilir. Ayrıca her iki koşul için de kişilerin ameliyat için yeterli olgunluğa ulaşması gerekir.

Burun Estetiği Öncesi Nelere Dikkat Edilmeli?

Burun Estetiği öncesindeki en önemli evre hasta doktor ilişkisinin açık ve sağlıklı bir şekilde gerçekleştirilmesidir. Bu aşamadaki muayenelerde hasta isteklerini doktora belirtmeli ve operasyon öncesinde her detay konuşulmalıdır. Ayrıca hastanın kullandığı devamlı ilaçlar var ise doktora bildirilmesi gerekir.

Burun Estetiği ile Nefes Alma Problemlerim de Çözülür Mü?

Burun Estetiği ile nefes alma sorunlarını aynı operasyonda gidermek mümkündür. Aynı operasyon sırasında önce burnun fonksiyonel yapısı düzeltilir, daha sonra da kişi estetik dokunuşlar istiyorsa eğer bu görünüm sağlanabilir. Bu şekilde tercih edilen Burun Ameliyatları oldukça yaygındır.

Burun Estetik Ameliyatının Riskleri Nelerdir?

Burun Estetik Ameliyatlarının en büyük riski hastanın istediği görünüme kavuşamamasıdır. Bunun nedenleri arasında ameliyat öncesinde gerçekleştirilen muayenelerde açık ve sağlıklı yorum yapılmaması gösterilebilir. Doktor tarafından hastaya olası görünüm ile ilgili bilgi verilmesi gerekir. Burun Estetiği sonrasındaki istenmeyen sonuçlar ayrıca alanında uzman olmayan kişilerce gerçekleştirlen operasyonlardan sonra görülmektedir

Burun Estetiği Sonrası Nelere Dikkat Edilmeli?

Burun Estetiği sonrasında doktorun belirttiği sürede burna yerleştirilen tamponların çıkarılmaması oldukça önemlidir. Tamponların ne zaman çıkarılacağını ameliyatı gerçekleştiren doktor belirler. Ayrıca yine ameliyat sonrasındaki önemli noktalardan biri de belirli aralıklarda muayene olunmasıdır. Bu muayenelerde olası bir müdahale gerekliyse doktor tarafından zaman kaybetmeden gerçekleştirilir.

Burun Estetiği Ameliyatı Sonrası Morarma ve Şişlik Olur Mu?

Burun Estetiği sonrasında morarma ve şişlik oluşabilir ve bu durum son derece doğaldır. İyileşme sürecinin de başlangıcı olarak kabul edilir. Burundaki morarma kısa süre sonra kendisini normal görünüme hazırlayacak evreye geçecektir. Tüm bu aşamalar doktor tarafından takip edilmeli ve hasta tarafından karşılaşılan tüm sonuçların doktora iletilmesi gerekir.

Burun Estetiği Sonrası Burun Düşer Mi?

Burun Estetiği Sonrasında İz Kalır Mı?

Burun Estetiği sonrasında gözle görülür şekilde bir iz kesinlikle kalmaz. Burun Estetiğinin amacının estetik olarak ideale ulaşmak olduğundan iz kalma gibi bir durum söz konusu değildir. Bu sebeple uzman doktor seçimi ayrı bir öneme sahiptir.

Burun Estetiği Sonrası Normal Hayata Ne Zaman Dönersiniz?

Burun Estetiği Sonrasında ilk 24 saat hastanede geçirilir. İlk hafta içerisinde de burunda yer alan sargılar çıkarılır. Bu sürede kişi sosyal hayatına devam edebilir fakat burna gelebilecek darbelerden kesinlikle kaçınılması gerekir. Burunda yer alan tüm eklentilerin çıkarılması ise 15 günlük bir süreyi kapsar.

Burun Estetiği Sonrası Burun Son Halini Ne Zaman Alır?

Burun Ameliyatından sonraki sürede tüm sonuçlar olumlu ve doktor tarafından onaylı ise iyileşme sürecinde bir sorun yok olarak kabul edilir. Ameliyattan sonra 6 ay ve 1 yıllık sürede kişinin burnu ideal görüntüsüne kavuşmuş olur.

Burun Estetiğinin en iyi şekilde sonuç vermesi için alanında uzman bir cerrah tarafından gerçekleştirilmesi önerilir. Son derece deneyim ve bilgi birikimi gerektiren Burun Estetiği Ameliyatında amaç, doğallıktan uzaklaşmadan kişinin yüzü ile orantılı bir burun görünümü kazandırmaktır.

Burun Estetiği Fiyatları 2019

Burun estetiği ameliyatı standart bir ameliyat değildir ve ameliyat ücreti de her hasta için aynı değildir. Burun estetiği ameliyatı içerisinde burundan nefes almayı engelleyen diğer sorunlar da birlikte düzeltilebilir ve ameliyat ücreti değişir. Diğer taraftan, her bireyin burnundaki deformasyon aynı değildir ve düzeltilme işleminin zorluk derecesi de değişkenlik göstermektedir, bu nedenle burun estetiği ameliyat fiyatı da ona göre değişmektedir. Diğer taraftan, internet ortamında burun estetiği fiyatlarını ilan etmek etik ve yasal değildir.

İnternetten sadece fiyat araştırmak ve ona göre bir karar vermek tavsiye edilen bir yöntem değildir. Doğrusu, öncelikle burun estetiği ameliyatı yapan doktorları araştırmak, öz geçmişlerini incelemek, nerede ameliyat yaptığını araştırmak ve belirlediğiniz bazı doktorlara bizzat muayene olmaktır. Bu muayenede doktor sizdeki sorunları daha sağlıklı değerlendirme olanağı bulur, tüm sorularınızı yanıtlar ve sizin ameliyatınız için bir fiyat belirler. Bu yöntem daha doğru ve sağlıklıdır.

Burun estetiği fiyatları en pahalı olan doktor en iyi doktor demek değildir. Her doktorun belirli bir oranda komplikasyon veya idealden daha düşük sonuçları olmaktadır. Diğer taraftan en ucuz burun estetiği ameliyatı fiyatı veren merkezlere de aynı dikkatle yaklaşılmalıdır. Bazen çok ucuz olduğu için fazla sorgulanmadan yaptırılan ve başarısız sonuç alınan bir burun ameliyatının düzeltilmesi maddi ve manevi olarak çok daha pahalıya malolabilmektedir.

Burun Estetiği 2019 fiyatları için detaylı bilgi almak ya da muayene olmak için sitemizden form doldurabilirsiniz. En kısa sürede tarafınıza 2019 burun estetiği fiyatları ile ilgili bilgilendirme yapılacaktır.

1 2