REKONSTRÜKTİF CERRAHİ

Burun Kırığı Ameliyatı

burun-kirigi
Burun dışa doğru çıkık konumu dolayısıyla travma ve darbelere oldukça açıktır.

Birinci tip derece travmalarda hafif şekil bozuklukları olduğundan tedavi stebilizasyon (sabitleme) şeklindedir. Bu tip burun kırıklarında sabitleme işlemi çoğunlukla lokal anestezi altında yapılır. Ameliyata gerek duyulmaz. Buradaki amaçlardan biri de burnu daha sonra gelebilecek travmalara karşı örneğin uyurken burnunu çarpma gibi korumaktır.

İkinci tip travmalarda ise ciddi şekil bozuklukları söz konusudur. Bu aşamada uygulanan cerrahi tedavi yani kırık burun ameliyatı, kırıkların tamamen ortaya konması, yerine oturtulması ve plak ve vida sistemleri kullanılarak sabitlenmesi aşamalarıdan meydana gelir. Bu ameliyat ile hem şekil bozuklukları hem de fonksiyonel bozukluklar birlikte giderilir. Bu nedenle ameliyatın estetik plastik cerrah tarafından yapılması önerilir.

Eğer burunda vücudun başka bir alanından doku nakli yapılarak burun çatısının tekrar oluşturulması gerekiyorsa estetik plastik cerrah tarafından burun onarımı ameliyatı yapılmalıdır. Bu ameliyatta mikrocerrahi yöntemler de kullanılır.

Burun Kırığı Teşhisi Nasıl Konur?

Ağrı, şişlik, kanama, morarma, şekil bozukluğu ve nefes almada güçlük şeklinde kendini hissettirebilir. Darbe ya da travma gerçekleştikten sonra en kısa sürede bir hekime başvurmak önemlidir. Burun kırığı elle muayene ile ya da çekilen filmden anlaşılacağı gibi gözle görülebilir şekil bozukluklarından da anlaşılabilir.

Burun kırıklarında ilk 24 saatte ödem gelişmeden müdahale edilmesi oldukça önemlidir. Eğer bu süre geçmişse tıbbi operasyon için ödemlerin inmesi beklenir ve daha sonra rinoplasti ameliyatı yapılır.

Burun Kırığı Tedavi Edilmezse Ne Olur?

Burun kırıkları ciddi estetik ve burundan soluk alıp vermeyi zorlaştıran fonksiyonel sorunlara yol açabilir. Bu nedenle burun kırığının tam ve kalıcı tedavisi mümkün olan en kısa sürede yapılmalıdır.

Kırık Burun Ameliyatı fiyatı hakkında detaylı bilgi almak için form doldurabilir ya da iletişim numaralarımızdan bizimle iletişime geçebilirsiniz.

Estetik Ameliyat Sonrası Nelere Dikkat Etmeli?

Estetik Ameliyat Sonrası Nelere Dikkat Etmeli?

Estetik ameliyat sonrası dönem de en az ameliyat öncesi ve ameliyat süreci kadar önemlidir. Öncelikle genel sağlık durumunu ilgilendiren olası komplikasyonların olmaması ve oluşan bir komplikasyonun zamanında fark edilip tedavi edilebilmesi için çok bilinçli hareket etmek gerekir. Bu aşamada doktorun önerilerine ciddiyetle uymak ve onunla iletişimde bulunmak yaşamsal önem taşır.

Bazı hastaların ameliyat sonrasında doktorunun önerilerine yeterli özeni göstermediği ve farklı nedenlerle sınırları zorladığı ve buna bağlı komplikasyonlar geliştiği sıklıkla gözlemlenebilmektedir. Ameliyat sonrası dönemde kişi kendini çok iyi hissetse, herhangi bir ağrı duymasa dahi önerilere harfiyen uymalıdır.

ÖNCELİKLE;

  • 38.5 C’ nin üzerinde ateş
  • Solunum güçlüğü
  • Şiddetli ağrı
  • Fazla miktarda açık kırmızı taze kanama
  • Ameliyat bölgesinde aşırı şişlik ve kızarıklık gelişmesi
  • Aşırı halsizlik hali
  • Bilinç durumunda bulanıklık ve aşırı uyku hali

Veya yolunda gitmediğiniz bir şeyler hissediyor iseniz günün hangi saati olursa olsun derhal ameliyatı yapan doktor bilgilendirilmelidir. Herhangi bir nedenle doktora ulaşılamıyor ise ameliyatın yapıldığı veya en yakın hastanenin acil servisine başvurulmalıdır.

Pozisyon: Genel olarak ameliyat edilen bölge kalp seviyesinin üzerinde tutulmalıdır. Böylelikle ilgili bölgedeki toplardamar basıncı düşeceği için daha az kanama, şişlik ve morluk oluşacaktır.

Solunum egzersizleri: Ağrı vb değişik nedenlerle yeterince derin solunum yapılamaz ise hava yollarında tıkaç oluşumu (atelektazi) ve buna bağlı akciğer enfeksiyonu gelişimi riski sözkonusudur. Bu nedenle saat başı en az 3-5 kez tüm akciğeri genişletecek derin nefesler almak gereklidir. Yeterince sıvı alımı bronşlarda tıkaç oluşumunu azaltacaktır.

Hareket kısıtlaması: Ameliyat bölgesini ilgilendiren kısımlar gereğinden fazla kullanılmamalıdır. Örneğin meme ameliyatı sonrası kol hareketleri bir süre kısıtlanmalıdır. Tuvalette fazlaca ıkınma, ağır kaldırma, ev işleri yapma, çocuk taşıma, araç kullanma gibi zorlayıcı hareketlerden kaçınılmalıdır. Aktif spor yapılmamalıdır. Kısa yürüyüşler bacaklardaki kan dolaşımı için yararlı olabilmektedir.

Beslenme: Ameliyat süreci boyunca kullanılan ilaçların vücuttan rahat atılabilmesi, bacaklarda pıhtı oluşumu riskinin azaltılması, dokuların yeterince dolaşımının sağlanabilmesinde yeterli sıvı alımı önemlidir. Sık tuvalete gitmemek için sıvı alımını kısmak en sık yapılan hatalardandır. Bu süreçte alkolden uzak durulmalı, kanamayı artırabilecek aspirin vb ilaçlar alınmamalıdır. Ameliyat sonrası dönemde kilo vermeye yönelik çok sıkı diyetler yapılmamalı, dengeli beslenmeye dikkat edilmelidir.

İlaç Kullanımı: Doktorun önerdiği ilaçlar önerildiği şekilde kullanılmalı, dozlarda keyfi değişikliklere gidilmemelidir. İlaç kullanımına bağlı herhangi bir beklenmedik etki gözlendiğinde doktora bilgi verilmelidir.

Sigara: Damarlarda spazma, daralmaya yol açması nedeniyle kan dolaşımının çok önemli olduğu estetik ameliyatlarda sigara doku iyileşmesini son derece olumsuz etkilemektedir.

Ruhsal değişiklikler: Ameliyat sonrası ilk günlerde geçici olarak ruhsal bir çöküntü yaşamak, ameliyatın başarısı hakkında kaygılar duymak çok normaldir. Bu dönemde çoğu zaman bandajlar, sargılar, ödem vb nedenlerle hedeflenen sonuç henüz ortaya çıkmamıştır. Diğer taraftan görünümde belirgin değişime yol açan estetik ameliyatlar sonrasında ameliyat son derece başarılı olsa dahi yeni görünüme uyum sağlamak ve bu görünümü içselleştirmek zaman almaktadır.

Kötü Yara İyileşmesi

Hipertrofik skar

Normal yara iyileşmesinde yara bütünlüğü sağlandığında yara onarımında rol alan hücrelerin aktiviteleri azalır; bağ dokusu sentezi ve yıkımı bir dengeye girer. Anormal veya kötü yara iyileşmesi durumlarında ise yara kapanmasına rağmen bağ dokusu sentezi gereğinden fazla miktarda ve uzun süre devam eder. Yara bölgesinde yaralanmayı izleyen haftalarda zeminden kabarık, kırmızı-mor renkte, kaşıntılı ve ağrılı olabilen, sert bir kitle gelişmeye başlar.

Hipertrofik skar veya bunun daha ileri formu olan keloid oluşumunun farklı nedenleri vardır. Kişinin genetik özellikleri, yaşı (çocuklar), yaranın vücuttaki yerleşimi (göğüs ön duvarı, omuzlar), yaranın oluşum mekanizması (derin yanıklar), yaranın onarım veya iyileşme koşulları gibi birçok faktör kötü yara iyileşmesinde rol oynar.

Tedavide tek ve sihirli bir formül yoktur. Silikonlu tedaviler, bası tedavileri, lezyon içine kortizon uygulamaları ve birçok alternatif tedavi yöntemleri kullanılmaktadır.

Hipertrofik skar veya keloid dokusunun cerrahi olarak çıkartılması tedavide ilk seçenek değildir. Ancak özel koşullarda bazı önlemler alarak yapılabilir.

Estetik Plastik Cerrahi Uzmanı Prof. Dr. Cengiz Açıkel,Yara İzleri Tedavisi

14 Eylül 2016


İstanbul dışından gelen hastalarımız

İstanbul dışından gelen hastalarımızı seyahat öncesi bilgilendirme, karşılama konaklama ihtiyaçları için yardımcı olmaktayız.

Bu maksatla +90 535 875 20 20 numaralı telefonlardan veya cengizacikel@gmail.com e-posta adresinden bize ulaşabilir

Ameliyat sonrası 3-4 saatlik seyahatler sorun olmamakla birlikte, daha uzun süreli yolculuk yapan hastalarımızın ameliyat öncesi ve sonrasında en az 1 gün süreyle istirahat etmelerini önermekteyiz.

Her Estetik Ameliyatın özelliği farklı olduğundan ameliyat öncesi ve sonrası hakkında teferruatlı bilgi için lütfen bize ulaşınız.