REKONSTRÜKTİF CERRAHİ

Jilet İzi Ameliyatı Sonrası Nelere Dikkat Edilmeli?

Ameliyat sonrası dönem en az ameliyat öncesi ve ameliyat süreci kadar önemlidir. Öncelikle genel sağlık durumunuzu ilgilendiren olası komplikasyonların oluşmaması ve oluşan bir komplikasyonun zamanında fark edilip tedavi edilebilmesi için çok bilinçli hareket etmeniz gerekmektedir. Bu aşamada önerilerimize ciddiyetle uymak ve bizimle yakın iletişimde bulunmak yaşamsal önem taşır.

Bazı hastaların ameliyat sonrasında doktorunun önerilerine yeterli özeni göstermediği, farklı nedenlerle sınırları zorladığı ve buna bağlı komplikasyonlar geliştiği sıklıkla gözlemlenebilmektedir. Ameliyat sonrası dönemde kendinizi çok iyi hissetseniz, herhangi bir ağrı duymuyor olsanız dahi ameliyat olduğunuzu unutmamalı ve yaptığımız önerilere harfiyen uymalısınız.

Genel olarak, ameliyat öncesi dikkat edilmesi gereken ilaç ve beslenme konularına (aspirin vb kan sulandırıcı almama, yeşil çay, E vitamini tüketmeme gibi) ameliyat sonrası 15 günlük dönemde de aynı şekilde dikkat edilmelidir.

Jilet İzi Tedavisi uygulanan edilen alanların nihai şekil ve renk tonuna dönmesi kişiden kişiye değişmekle birlikte ortalama 1 yılı (6 ay – 2 yıl) bulacaktır.

Öncelikle;

  • 38.5 C’ nin üzerinde ateş
  • Solunum güçlüğü
  • Şiddetli ağrı
  • Fazla miktarda açık kırmızı taze kanama
  • Ameliyat bölgesinde aşırı şişlik ve kızarıklık gelişmesi
  • Aşırı halsizlik hali
  • Bilinç durumunda bulanıklık ve aşırı uyku hali
  • Elinizde veya ayağınızda aşırı şişme ve renk değişimi

Veya yolunda gitmediğini düşündüğünüz bir şeyler hissediyor iseniz günün hangi saati olursa olsun derhal ameliyatı yapan doktorunuzu bilgilendiriniz. Herhangi bir nedenle doktora ulaşamıyor iseniz ameliyatın yapıldığı veya en yakın hastanenin acil servisine başvurmalısınız.

Pozisyon: Deri yaması uygulanan kolunuz/kollarınız kalp seviyesinin üzerinde tutulmalıdır. Böylelikle toplardamar basıncı düşeceği için deri yaması altına kan birikme, kolunuzda şişlik, morluk ve dolaşım bozukluğu gelişme ihtimali azalacaktır.

Deri yaması alınan bacağınız da kalp seviyesinde tutulursa bu bölgede kanama ve ağrı daha az olacaktır. Bacağınızda özellikle ayağa kalktığınızda yanma şeklinde bir miktar ağrı duymanız normaldir. Bu yanma hissi birinci haftanın sonuna doğru geçecektir.

Solunum egzersizleri: Ağrı vb değişik nedenlerle yeterince derin solunum yapılamaz ise hava yollarında tıkaç oluşumu (atelektazi) ve buna bağlı akciğer enfeksiyonu gelişimi riski söz konusudur. Bu nedenle saat başı en az 3-5 kez tüm akciğeri genişletecek derin nefesler almak gereklidir. Yeterince sıvı alımı bronşlarda tıkaç oluşumunu azaltacaktır.

Hareket kısıtlaması: Ameliyat sonrası ilk 1 hafta ameliyat olduğunuz kolunuzu aktif kullanmayınız. Deri yamasının, altındaki dokulara yapışması için sabit kalması önemlidir. Diğer taraftan, fazla ayakta kalır ve hareket ederseniz deri yaması alınan bacak kısmında kanama ve ağrı oluşacak bu da yaranızın geç iyileşmesine ve bacağınızda daha fazla iz kalmasına yol açacaktır.

Tuvalette fazlaca ıkınma, ağır kaldırma, ev işleri yapma, çocuk taşıma, araç kullanma gibi zorlayıcı hareketlerden kaçınılmalıdır. Aktif spor yapılmamalıdır.

Beslenme: Ameliyat süreci boyunca kullanılan ilaçların vücuttan rahat atılabilmesi, bacaklarda pıhtı oluşumu riskinin azaltılması, dokuların yeterince dolaşımının sağlanabilmesinde yeterli sıvı alımı (günde 1,5-2 litre) önemlidir. Sık tuvalete gitmemek için sıvı alımını kısmak en sık yapılan hatalardandır. Bu süreçte alkolden uzak durulmalı, kanamayı artırabilecek aspirin vb ilaçlar alınmamalıdır. Ameliyat sonrası dönemde kilo vermeye yönelik çok sıkı diyetler yapılmamalı, proteinden zengin dengeli beslenmeye dikkat edilmelidir.

İlaç Kullanımı: Size önerilen ilaçları önerildiği şekilde kullanmalı, dozlarda keyfi değişikliklere gitmemelisiniz. Doktorunuzun haberi olmadan başka bir ilaç almamalısınız, çünkü sizin bilmediğiniz farklı yan etkiler (kanama, diğer ilaçlarla olumsuz etkileşim gibi) görülebilmektedir. İlaç kullanımında bir sorun yaşıyorsanız doktorunuzu bilgilendiriniz ve onun bilgisi dahilinde değişiklik yoluna gidiniz.

Sigara: Damarlarda spazma, daralmaya yol açması nedeniyle kan dolaşımının çok önemli olduğu estetik ameliyatlarda sigara doku iyileşmesini son derece olumsuz etkilemektedir.

Ruhsal değişiklikler: Ameliyat sonrası ilk günlerde geçici olarak ruhsal bir çöküntü yaşamak, ameliyatın başarısı hakkında kaygılar duymak çok normaldir. Bu dönemde çoğu zaman bandajlar, sargılar, ödem vb nedenlerle hedeflenen sonuç henüz ortaya çıkmamıştır. Diğer taraftan görünümde belirgin değişime yol açan estetik ameliyatlar sonrasında ameliyat son derece başarılı olsa dahi yeni görünüme uyum sağlamak ve bu görünümü içselleştirmek zaman almaktadır.

Ameliyat alanlarında kaşıntı: Ameliyat bölgelerinde sargıların altında kalan kısımlar kuruduğu için bir miktar kaşıntı normaldir. Bazen bu kaşıntı rahatsız edecek boyutta olabilmektedir, doktorunuza danışarak bu yönde bir ilaç almanız gerekebilir. Bazen sargıların altından kaşıma işlemi veya doktorunuz tarafından sargılar açılıp kaşınan alanlara krem sürülmesi gerekebilir.

Ameliyat olan elde şişlik: Deri yaması uygulanan kolunuzun elinde belirgin bir şişme olması kolunuzdaki sargının sıkı olduğunu ve toplardamar dolaşımını zorlaştırdığını gösterir. Sargıyı gevşetmek (doktorunuzun bilgisi dahilinde açıp tekrar daha gevşek sarmak) ve kolunuzu kalp seviyesinin üzerinde tutmak gerekir.

Banyo: Sargıların olduğu kol ve bacak kısımlarının ıslatılmaması gerekmektedir. Kolunuzu naylon poşete sokup etrafını mutfaklarda kullandığınız streç ile sıkıca sarmak, bacağınızı da aynı şekilde streçle sarmak suretiyle banyo yapabilirsiniz. Sonrasında streçleri çıkarmalısınız. Sargılar bir şekilde ıslandığı takdirde saç kurutma makinası ile hızla kurutmalısınız, veya doktorunuza başvurup sargıyı değiştirtmelisiniz.

Deri yaması uygulanan alanda iyileşme süreci: Deri yaması uygulanan alana yapıştıktan sonra (ameliyattan yaklaşık 11 gün sonra) bu alanı normal su ve sabunla yıkayabilirsiniz, elinizle üzerini temizleyebilirsiniz. Deri yamasının en üst derisinde soyulma şeklinde belirtiler olabilir normaldir. Takip eden haftalarda deri yaması uygulanan bölgenin kendi kılları uzamaya başlayacak, kıl köklerindeki yağ bezlerinden deriyi nemlendirmek üzere yağ salgısı başlayacaktır. Uzayan kıl ve salgılanan yağların bir kısmı üzerlerindeki yeni deri yamasını delip geçerken bazıları deri yamasının altında kapalı kalacak ve sivilce gibi, kıl dönmesi gibi bir görünüm oluşacaktır. Bu durum özellikle ameliyattan 2-3 ay sonra artacaktır. Bu aşamada ameliyat alanının net çekilmiş bir fotoğrafını cengizacikel@gmail.com adresine eposta şeklinde (whats up değil!) gönderirseniz size ne yapılacağı konusunda bilgi verilecektir, gerekiyorsa ofise davet edilip, büyüteç altında kılların üzeri steril bir iğne ucu ile açılarak kılların deri yamasını delip dış ortama çıkması sağlanacaktır. Bu işlem koldaki kılların durumuna göre bir kaç kez tekrarlanabilmektedir.

Deri yaması ameliyatı takip eden ilk aylarda pembe renkte, kenarları çevre dokudan daha kabarık, ve altında kesik izleri belli oluyor şeklinde olacaktır. Bu görüntü beklediğimiz bir durumdur. Size önerilen kremler ve bandaj kullanımı sonucu yavaş yavaş renk ten rengine dönmeye başlayacak, deri yaması incelecek ve daha doğal bir görünüm kazanacaktır. Bu süreç kişilerin yara iyileşme özelliklerine göre 1-2 yıl arasında değişmektedir.

Deri yamasının güneşe maruz kalması durumunda rengi koyulaşacaktır, bu nedenle özellikle ilk 1 yıl güneşten korunma (kapalı giysiler, 50 faktörlü güneş kremi) çok önemlidir. Bazen güneşe maruz kalınması dahi renk esmerleşebilmektedir (postinflamatuar hiperpigmentasyon), bu durumda doktorunuzla iletişime geçerek bir süre renk açıcı kremler kullanmanız gerekecektir.

Deri yaması alınan alanda iyileşme süreci: Ameliyat sonrasında en sık gözlemlediğimiz sorun deri yaması alınan bacak kısmında iyileşmenin gecikmesi ve buna bağlı daha belirgin iz kalmasıdır. Bu sorunun başlıca nedeni, ameliyat sonrası ilk iki hafta yeterince yatak istirahati yapmamak, fazla ayakta kalmak ve hareket etmektir. Daha nadir olarak da kişilerin yaralarının iyileşmesinde yapısal bir sorun vardır ve istirahat etse dahi iyileşme geç olabilmektedir.

Deri yaması alınan bölge kendiliğinden iyileştikten sonra kırmızı-pembe renkte bir görünüm alacaktır. Uzun süre ayakta kaldığınızda, sıcak duş alırken, aktif spor yaparken bu alandaki damarların genişlemesi ve içerisine kan dolması nedeniyle daha koyu kırmızı – mor renk alacaktır. Bazen küçük su toplamaları ve yara açılmaları olabilecektir. Gün içerisinde bacağınızı kalp seviyesinin üzerinde tutarak bir süre dinlendirmeniz iyi olacaktır. Yara açılırsa doktorunuzla iletişime geçmeniz ve ona göre bir tedavi uygulamanız gerekecektir.

Deri yaması alınan alandaki kıllar tekrar çıkacaktır (kola nakledilmemiştir). Pembelik ortalama 1-2 yıl içerisinde son halini alacaktır.

Sportif aktiviteler: Ameliyattan bir ay sonra her türlü sportif faaliyeti yapabilirsiniz.

Güneşten korunma: Ameliyat alanları özellikle ilk bir yıl güneşe veya solaryuma maruz kaldığında aşırı esmerleşme şeklinde istenmeyen bir görüntü oluşmaktadır. Bu nedenle ilk bir yıl uzun kollu giysiler ve 50 faktörlü güneş kremleri ile ameliyat alanlarını (deri yaması alınan ve uygulanan alanlar) güneşten korumak çok önemlidir. İkinci yıl güneş kremi kullanmak koşulu ile daha kontrollü bir yaz mevsimi geçirilebilir.

Gebelik: Ameliyat sonrasında kullanılacak olan bazı kremlerin (ör: advantan pomad, dermovate pomad vb.) gebelik durumunda kullanılması sakıncalıdır. Bu nedenle ameliyat sonrası en az 3 ay gebelik planlanmaması önerilir. Eğer gebelik söz konusu olursa kremler kesilmeli ve bu konuda doktorunuzla iletişime geçmelisiniz.

Kontroller: Ameliyat alanları iyileştikten sonra yapılacak olan kontroller önemlidir, çünkü deri yamasının durumuna göre kullandığınız kremler değiştirilebilmekte, bazen de ofise gelmeniz ve bazı işlemler yapmamız gerekebilmektedir. Bu nedenle ilk 6 ay ayda bir, ikinci 6 ay 2 ayda bir, ikinci sene ise 3 ayda bir ameliyat alanlarının net ve doğru açıdan çekilmiş fotoğraflarını cengizacikel@gmail.com adresine e-posta şeklinde göndererek veya randevu alıp bizzat ofisime gelerek kontrol muayenesi yaptırabilirsiniz. Kontrollerde yapılacak işlemlerden her hangi bir ücret talep edilmeyecektir. Fotoğrafları whats up’ tan değil e-posta şeklinde göndermeniz ve halen kullanmakta olduğunuz kremleri belirtmeniz size daha doğru ve hızlı dönüş yapmamızı kolaylaştıracaktır.

Estetik sonuç: Zımparalama ve ince deri yaması ameliyatının birincil amacının kesik izlerinin anlaşılmayacak hale getirilmesi olduğunu özellikle belirtmek isteriz. Kolunuzu sağlam taraftan ziyade eski haliyle karşılaştırmanız ameliyat sonucu hakkında daha doğru değerlendirme yapmanızı sağlayacaktır. Diğer taraftan, deri yaması alınan ve uygulanan alanların, incelik ve renk uyumu açısından ideal olması için standart şekilde özenle her hastamıza elimizden geleni yapmaktayız. Buna rağmen hastalarımızın yara iyileşme özelliklerindeki farklılıklar ve ameliyat sonrası önerilerimize uygun davranma konusundaki farklılıklar nedeniyle estetik sonuçlarda da farklılıklar olabilmektedir.

İlk kontrolde (ameliyattan 4 gün sonra) splint, bandaj ve deri zımbalayıcıları cilt yamasının üstünden kaldırılacak ve ince bir bandaj tekrar uygulanacaktır. Bu ikinci sargı bir hafta sonra açılacaktır. Yani, kolunuzda toplam 11-12 gün sargı olacaktır. Deri yaması alınan uyluk kısmı ise 14 gün hiç açılmayacaktır. Başka bir deyişle ameliyat sonrasında sargılardan tamamen kurtulmanız en az 2 haftayı bulacaktır.

Herhangi bir komplikasyon söz konusu olmadığında her ay ameliyat alanlarının net çekilmiş fotoğraflarını e-posta ile göndermek sureti ile veya dilerseniz ofisimize gelerek kontrollerinizi yaptırabileceksiniz.

En sık gözlenen sorun deri yaması alınan alanın kendiliğinden iyileşmesi sürecinin (normalde 2 haftadır) normalden uzun sürmesidir. Bu durumun en sık nedeni ameliyat sonrasında hastaların yeterince yatak istirahati yapmamaları ve uzun süre ayakta kalmaları ve yürüyüş yapmalarıdır. Daha nadir gözlenen diğer bir sebep ise hastaların yara iyileşme kapasitelerinin normalden düşük olması ve yara iyileşmesinin yavaş ilerlemesidir.

İnternette TCA peeling (kimyasal deri soyma seti) seti jilet izlerinin tedavisinde etkili olduğu iddiası ile pazarlanıyor, gerçekten etkili midir?

“Denize düşen yılana sarılır” sözünde olduğu gibi hastalarımızın çare arayışı maalesef istismar edilmekte ve insanlar aldatılmaktadır. Yöntemin kesik izlerinin tedavisinde hiç bir bilimsel dayanağı yoktur. Söz konusu yöntem bilimsel kabul görse idi, bir internet sitesinden pazarlanmaz, doktorlar tarafından uygulanırdı.

Zımparalama ve ince deri yaması ameliyatından sonra ne gibi sorunlar yaşanabilmektedir?

En sık gözlenen sorun deri yaması alınan alanın kendiliğinden iyileşmesi sürecinin (normalde 2 haftadır) normalden uzun sürmesidir. Bu durumun en sık nedeni ameliyat sonrasında hastaların yeterince yatak istirahati yapmamaları ve uzun süre ayakta kalmaları ve yürüyüş yapmalarıdır. Daha nadir gözlenen diğer bir sebep ise hastaların yara iyileşme kapasitelerinin normalden düşük olması ve yara iyileşmesinin yavaş ilerlemesidir.

Jilet izi ameliyat sonrasında sarılan bandajlar ne kadar süre sonra çıkarılmalı?

İlk kontrolde (ameliyattan 4 gün sonra) splint, bandaj ve deri zımbalayıcıları cilt yamasının üstünden kaldırılacak ve ince bir bandaj tekrar uygulanacaktır. Bu ikinci sargı bir hafta sonra açılacaktır. Yani, kolunuzda toplam 11-12 gün sargı olacaktır. Deri yaması alınan uyluk kısmı ise 14 gün hiç açılmayacaktır. Başka bir deyişle ameliyat sonrasında sargılardan tamamen kurtulmanız en az 2 haftayı bulacaktır.

Burun Kırığı Ameliyatı

burun-kirigiBurun dışa doğru çıkık konumu dolayısıyla travma ve darbelere oldukça açıktır.

Birinci tip derece travmalarda hafif şekil bozuklukları olduğundan tedavi stebilizasyon (sabitleme) şeklindedir. Bu tip burun kırıklarında sabitleme işlemi çoğunlukla lokal anestezi altında yapılır. Ameliyata gerek duyulmaz. Buradaki amaçlardan biri de burnu daha sonra gelebilecek travmalara karşı örneğin uyurken burnunu çarpma gibi korumaktır.

İkinci tip travmalarda ise ciddi şekil bozuklukları söz konusudur. Bu aşamada uygulanan cerrahi tedavi yani kırık burun ameliyatı, kırıkların tamamen ortaya konması, yerine oturtulması ve plak ve vida sistemleri kullanılarak sabitlenmesi aşamalarıdan meydana gelir. Bu ameliyat ile hem şekil bozuklukları hem de fonksiyonel bozukluklar birlikte giderilir. Bu nedenle ameliyatın estetik plastik cerrah tarafından yapılması önerilir.

Eğer burunda vücudun başka bir alanından doku nakli yapılarak burun çatısının tekrar oluşturulması gerekiyorsa estetik plastik cerrah tarafından burun onarımı ameliyatı yapılmalıdır. Bu ameliyatta mikrocerrahi yöntemler de kullanılır.

Burun Kırığı Teşhisi Nasıl Konur?

Ağrı, şişlik, kanama, morarma, şekil bozukluğu ve nefes almada güçlük şeklinde kendini hissettirebilir. Darbe ya da travma gerçekleştikten sonra en kısa sürede bir hekime başvurmak önemlidir. Burun kırığı elle muayene ile ya da çekilen filmden anlaşılacağı gibi gözle görülebilir şekil bozukluklarından da anlaşılabilir.

Burun kırıklarında ilk 24 saatte ödem gelişmeden müdahale edilmesi oldukça önemlidir. Eğer bu süre geçmişse tıbbi operasyon için ödemlerin inmesi beklenir ve daha sonra rinoplasti ameliyatı yapılır.

Burun Kırığı Tedavi Edilmezse Ne Olur?

Burun kırıkları ciddi estetik ve burundan soluk alıp vermeyi zorlaştıran fonksiyonel sorunlara yol açabilir. Bu nedenle burun kırığının tam ve kalıcı tedavisi mümkün olan en kısa sürede yapılmalıdır.

Kırık Burun Ameliyatı fiyatı hakkında detaylı bilgi almak için form doldurabilir ya da iletişim numaralarımızdan bizimle iletişime geçebilirsiniz.

1 Ekim 2016


Estetik Ameliyat Sonrası Nelere Dikkat Etmeli?

estetik-ameliyatlar

Estetik ameliyat sonrası dönem de en az ameliyat öncesi ve ameliyat süreci kadar önemlidir. Öncelikle genel sağlık durumunu ilgilendiren olası komplikasyonların olmaması ve oluşan bir komplikasyonun zamanında fark edilip tedavi edilebilmesi için çok bilinçli hareket etmek gerekir. Bu aşamada doktorun önerilerine ciddiyetle uymak ve onunla iletişimde bulunmak yaşamsal önem taşır.

Bazı hastaların ameliyat sonrasında doktorunun önerilerine yeterli özeni göstermediği ve farklı nedenlerle sınırları zorladığı ve buna bağlı komplikasyonlar geliştiği sıklıkla gözlemlenebilmektedir. Ameliyat sonrası dönemde kişi kendini çok iyi hissetse, herhangi bir ağrı duymasa dahi önerilere harfiyen uymalıdır.

ÖNCELİKLE;

  • 38.5 C’ nin üzerinde ateş
  • Solunum güçlüğü
  • Şiddetli ağrı
  • Fazla miktarda açık kırmızı taze kanama
  • Ameliyat bölgesinde aşırı şişlik ve kızarıklık gelişmesi
  • Aşırı halsizlik hali
  • Bilinç durumunda bulanıklık ve aşırı uyku hali

Veya yolunda gitmediğiniz bir şeyler hissediyor iseniz günün hangi saati olursa olsun derhal ameliyatı yapan doktor bilgilendirilmelidir. Herhangi bir nedenle doktora ulaşılamıyor ise ameliyatın yapıldığı veya en yakın hastanenin acil servisine başvurulmalıdır.

Pozisyon: Genel olarak ameliyat edilen bölge kalp seviyesinin üzerinde tutulmalıdır. Böylelikle ilgili bölgedeki toplardamar basıncı düşeceği için daha az kanama, şişlik ve morluk oluşacaktır.

Solunum egzersizleri: Ağrı vb değişik nedenlerle yeterince derin solunum yapılamaz ise hava yollarında tıkaç oluşumu (atelektazi) ve buna bağlı akciğer enfeksiyonu gelişimi riski sözkonusudur. Bu nedenle saat başı en az 3-5 kez tüm akciğeri genişletecek derin nefesler almak gereklidir. Yeterince sıvı alımı bronşlarda tıkaç oluşumunu azaltacaktır.

Hareket kısıtlaması: Ameliyat bölgesini ilgilendiren kısımlar gereğinden fazla kullanılmamalıdır. Örneğin meme ameliyatı sonrası kol hareketleri bir süre kısıtlanmalıdır. Tuvalette fazlaca ıkınma, ağır kaldırma, ev işleri yapma, çocuk taşıma, araç kullanma gibi zorlayıcı hareketlerden kaçınılmalıdır. Aktif spor yapılmamalıdır. Kısa yürüyüşler bacaklardaki kan dolaşımı için yararlı olabilmektedir.

Beslenme: Ameliyat süreci boyunca kullanılan ilaçların vücuttan rahat atılabilmesi, bacaklarda pıhtı oluşumu riskinin azaltılması, dokuların yeterince dolaşımının sağlanabilmesinde yeterli sıvı alımı önemlidir. Sık tuvalete gitmemek için sıvı alımını kısmak en sık yapılan hatalardandır. Bu süreçte alkolden uzak durulmalı, kanamayı artırabilecek aspirin vb ilaçlar alınmamalıdır. Ameliyat sonrası dönemde kilo vermeye yönelik çok sıkı diyetler yapılmamalı, dengeli beslenmeye dikkat edilmelidir.

İlaç Kullanımı: Doktorun önerdiği ilaçlar önerildiği şekilde kullanılmalı, dozlarda keyfi değişikliklere gidilmemelidir. İlaç kullanımına bağlı herhangi bir beklenmedik etki gözlendiğinde doktora bilgi verilmelidir.

Sigara: Damarlarda spazma, daralmaya yol açması nedeniyle kan dolaşımının çok önemli olduğu estetik ameliyatlarda sigara doku iyileşmesini son derece olumsuz etkilemektedir.

Ruhsal değişiklikler: Ameliyat sonrası ilk günlerde geçici olarak ruhsal bir çöküntü yaşamak, ameliyatın başarısı hakkında kaygılar duymak çok normaldir. Bu dönemde çoğu zaman bandajlar, sargılar, ödem vb nedenlerle hedeflenen sonuç henüz ortaya çıkmamıştır. Diğer taraftan görünümde belirgin değişime yol açan estetik ameliyatlar sonrasında ameliyat son derece başarılı olsa dahi yeni görünüme uyum sağlamak ve bu görünümü içselleştirmek zaman almaktadır.

14 Eylül 2016


Yara Onarım Tekniği

yara-onarimi

Plastik Cerrahların sorumluluğunda olan bu konu izi belirleyen önemli faktörlerden bir tanesidir ancak tek faktör değildir.

Yara onarılırken hücrelere en az zararı verecek şekilde atravmatik yöntemler kullanılmalıdır. Deri altındaki tabakalar uygun şekilde onarılmalı, ölü doku ve ölü boşluk bırakılmamalı ve gerginlikten kaçınılmalıdır.

Doku kaybının olduğu yaralanmalarda yara kenarlarını birbirine gergin şekilde dikmek kötü yara izini çıkarılmış bir davetiyedir.

Dikiş Materyalleri:

Vücutta enfeksiyon ve iltihabi reaksiyon oluşturma potansiyeli en düşük dikiş malzemeleri kullanılmalıdır.

Dikişlerin Alınma Zamanı:

Cilt üzerine atılan dikişler 5-7 günden daha fazla bırakılırsa kesi izinin her iki yanında dikiş izleri de kalıcı olabilmektedir. Cilt altına atılan dikişler ve bantlar yardımı ile yara desteklenmeli ve dikişler özellikle estetik açıdan önem arz eden yüz gibi bölgelerde 5-7 günden daha fazla bırakılmamalıdır.

Eslik Eden Enfeksiyon:

Yara yerinde enfeksiyon gelişirse daha fazla doku reaksiyonu daha fazla bağ dokusu (skar) sentezi ve buna bağlı daha fazla iz kalır.

Hastanın Yaşı:

Çocuklarda bağ dokusu hücreleri daha aktif deri daha gergindir ve yaralar daha fazla yara izi bırakmaya meyillidir. Diğer yandan yaşlılarda bunun tersi söz konusudur.

Kişinin Genel Sağlık Durumu:

Normal yara iyileşmesi için gerekli ortamın olmadığı bazı kollajen doku hastalıkları, kanser, radyoterapi, diyabet, beslenme yetersizliği, böbrek yetmezliği gibi kronik hastalıkların eşlik ettiği kişilerde yara iyileşmesi sorunları daha sık görülür.

Sigara:

Sigara yara bölgesindeki damarlarda kan akımını azaltmakta ve yara iyileşmesini olumsuz etkilemektedir.

Çevresel Faktörler:

Güneş ışınları ve diğer ultraviole kaynakları yara bölgesinde pigmentasyon artışına ve renk değişimine neden olurlar. Yara iyileşme süreci boyunca özellikle ilk aylar güneşten korunma çok önemlidir. Kıyafetler ve yüksek faktörlü güneş kremleri ile yara yeri güneşten korunmalıdır.

Burada bahsedilmeyen daha birçok faktör yara iyileşmesine ve oluşacak olan yara izinin niteliğine etki etmektedir. Bu nedenle kötü bir yara izi ile karşılaşıldığında nedenleri iyi düşünülmeli ve sadece doktor veya kullanılan malzeme sorumlu tutulmamalıdır.

Estetik Plastik Cerrahi Uzmanı Prof. Dr. Cengiz Açıkel,Yara İzleri Tedavisi

14 Eylül 2016


Yara İzi Tedavi Seçenekleri

yara-izi-tedavisi

Hiç Bir Şey Yapmama:

Bir yara izinin tamamen yok edilmesi ve yaralanmamış gibi bir görünüm kazandırmak henüz mümkün değildir. Bazen yara izlerini düzeltmek isterken daha kötü hale getirmek de mümkündür. Bu nedenle her önerileni yapmamak, deneyimli plastik cerrahların önerilerine kulak vermek önemlidir.

Yara İzinin Tamamen Çıkartılıp Tekrar Dikilmesi:

Yara izi sağlam kenarlardan tamamen çıkartılır ve daha uygun cerrahi teknik ve dikiş malzemesi kullanarak yeniden dikilir.

Yara İzinin Çıkartılıp Zig-Zag Şeklinde Dikilmesi:

Yaranın yönünü değiştirmek ve daha az dikkat çekecek hale getirmek için sık kullanılan bir yöntemdir.

Balon Yöntemi İle Doku Genişletme:

Yaranın komşuluğundaki sağlam deri altına ameliyatla bir doku genişletici balon yerleştirilir. Doku genişleticinin içi başlangıçta boştur. Haftalar içinde balon içine tuzlu su enjekte edilerek şişirilir. Şişen balonla birlikte üzerindeki deri de genişlemeye başlar. Bir iki ay sonra yeterli doku genişletme sağlanınca ikinci bir ameliyatla yaralı alan çıkartılır ve komşuluğundaki genişletilmiş normal deri bu alana kaydırılarak yara kapatılır.

Lazer Uygulamaları:

Yaradaki kızarıklığı gidermek için kullanılabildiği gibi geç dönemde yara üzerindeki düzensizlikleri zımparalamak amacı ile de kullanılabilir.

Zımparalama ve İnce Deri Yaması ile Kapatma:

Geniş alanları tutan yanık izleri, kendini jiletlemeye bağlı izler gibi renk farklılıklarının ön planda olduğu yara izlerinin tedavisinde kullanılan bir yöntemdir. Önce deri üzeri zımparalanır daha sonra uyluktan alınan ince deriler bu alanlara aktarılarak normal doku ile daha uyumlu bir yüzey elde edilir.

Estetik Plastik Cerrahi Uzmanı Prof. Dr. Cengiz Açıkel,Yara İzleri Tedavisi

14 Eylül 2016


Kötü Yara İyileşmesi

yara-tedavisi

Hipertrofik skar

Normal yara iyileşmesinde yara bütünlüğü sağlandığında yara onarımında rol alan hücrelerin aktiviteleri azalır; bağ dokusu sentezi ve yıkımı bir dengeye girer. Anormal veya kötü yara iyileşmesi durumlarında ise yara kapanmasına rağmen bağ dokusu sentezi gereğinden fazla miktarda ve uzun süre devam eder. Yara bölgesinde yaralanmayı izleyen haftalarda zeminden kabarık, kırmızı-mor renkte, kaşıntılı ve ağrılı olabilen, sert bir kitle gelişmeye başlar.

Hipertrofik skar veya bunun daha ileri formu olan keloid oluşumunun farklı nedenleri vardır. Kişinin genetik özellikleri, yaşı (çocuklar), yaranın vücuttaki yerleşimi (göğüs ön duvarı, omuzlar), yaranın oluşum mekanizması (derin yanıklar), yaranın onarım veya iyileşme koşulları gibi birçok faktör kötü yara iyileşmesinde rol oynar.

Tedavide tek ve sihirli bir formül yoktur. Silikonlu tedaviler, bası tedavileri, lezyon içine kortizon uygulamaları ve birçok alternatif tedavi yöntemleri kullanılmaktadır.

Hipertrofik skar veya keloid dokusunun cerrahi olarak çıkartılması tedavide ilk seçenek değildir. Ancak özel koşullarda bazı önlemler alarak yapılabilir.

Estetik Plastik Cerrahi Uzmanı Prof. Dr. Cengiz Açıkel,Yara İzleri Tedavisi

14 Eylül 2016


1 2