fbpx
Burun Estetiği Hakkında

Burun Estetiğinde Açık ve Kapalı Tekniğin Karşılaştırması

Burun Estetiği ameliyatında burun derisi altındaki kemik ve kıkırdak yapılara ulaşmak için genel olarak iki farklı teknik kullanılır ve bu teknikler açık ve kapalı teknik şeklinde isimlendirilir.  “Kapalı teknik” veya “kapalı rinoplasti” olarak bilinen cerrahi yöntemde burun içerisini döşeyen mukoza tabakasına yapılan kesilerin tamamı burun içerisinde kalır ve dışarıdan görülmez.

Bu teknikte burun derisi tamamen kaldırılmaz, sadece burun derisinin altındaki yapılarla olan ilişkisi ortadan kaldırılır ve oluşan açıklıktan ameliyat gerçekleştirilir.

“Açık teknik” veya “açık rinoplasti” de ise burun içerisindeki kesilere ek olarak her iki burun deliğinin arasındaki kolumella denilen sütunun derisi üzerinde de kesi yapılarak, burun derisi tamamen alına doğru kaldırılır. Böylelikle üzerinde işlem yapılacak kemik ve kıkırdak yapılar daha görülebilir ve ulaşılabilir hale gelir.

Ülkemizde burun estetiği ameliyatlarının yapılmaya başlandığı ilk yıllarda diğer ülkelerde olduğu gibi kapalı teknik daha fazla kullanılmakta idi.

Zaman içerisinde burun estetiği ameliyatlarına yaklaşım ve kullanılan teknikler gelişim gösterdi ve daha iyi, daha öngörülebilir sonuçlar alınması hedeflendi. Bu amaçla daha önce kullanılmayan bazı cerrahi teknikler gündeme geldi.

Zamanla açık teknik ile burun ucunun şekillendirilmesi, burun içerisine ek kıkırdaklar konması gibi cerrahi yöntemler daha fazla ve daha etkin şekilde kullanılmaya başlandı. Özellikle burun estetiği ameliyatına yeni başlayan cerrahların hata payları açık tekniğin kullanıma girmesi ile daha da azaltıldı.

Kapalı teknik ile düzeltilemeyen küçük detaylar dahi açık teknik ile düzeltilebilir hale geldi ve daha mükemmel estetik sonuçlar elde edilmeye başlandı. Ancak hemen belirtmem gerekir ki kullanılan her iki teknik için de ciddi bir eğitim ve deneyim gerekmektedir. Kullanılan cerrahi teknik tek başına başarılı bir sonuç garantisi vermemektedir.

Burun estetiği ameliyatında, başka bir deyiş ile rinoplasti ameliyatında kullanılan her iki cerrahi tekniğin de kendine göre avantaj ve dezavantajları söz konusudur.

Burun Estetiği

Kapalı Tekniğin Avantajları :

  • Ameliyat süresi genellikle daha kısadır.
  • Ameliyat sonrasında burun ucunda ödem daha az olur.
  • Ameliyat sonrası normale dönüş daha hızlı olur.
  • İki burun deliği arasındaki kolumella derisinde bir iz kalma riski yoktur.

Kapalı Burun Estetiği Tekniğinin Dezavantajları:

  • Kemik ve kıkırdak yapıları sınırlı bir alandan şekillendirmek gerekir.
  • Özellikle burun ucu kıkırdaklarını şekillendirmek daha zordur. Burun ucu kıkırdaklarının şekil ve simetrisini sağlamakta kullanılan dikiş yöntemleri etkin şekilde kullanılamaz, bunun yerine kıkırdak greftler daha fazla kullanılır.
  • Burunda istenilen değişiklikleri yapmak ve sonuç almak çok daha fazla deneyim gerektirir.

Açık Tekniğin Avantajları:

  • Şekillendirilecek olan kemik ve kıkırdak yapılar daha rahat değerlendirilir. Dışarıdan farkedilmeyen asimetriler ve küçük şekil bozuklukları daha iyi ortaya konur.
  • Her iki el ve göz daha etkin şekilde kullanılır.
  • Kanama kontrolü daha kolay ve etkin yapılır.
  • Ultrasonik piezo gibi aletler daha rahat kullanılır.
  • Özellikle burun ucunu oluşturan kıkırdak yapılara müdahale etmek ve dikiş yöntemleri ile bu yapılara istenilen şekli vermek ve simetri sağlamak daha kolay ve öngörülebilirdir. Burun ucu bölgesine destek amaçlı kullanılacak kıkırdak greftleri daha rahat kullanılır.
  • Sekonder (revizyon) burun ameliyatlarında birçok farklı yöntem daha rahat uygulanabilir.
  • Kıkırdak, kemik veya fasya gibi farklı dokuların ideal yerlerine yerleştirilmesi ve dikişler yardımı ile o yerde sabitlenmesine olanak sağlar.
  • Genel olarak kapalı tekniğe göre daha kontrol edilebilir ve öngörülebilir sonuçlar alınır.

Açık Tekniğin Dezavantajları:

  • Ameliyat daha uzun sürer.
  • Burun ucunda daha fazla ödem olur ve normale dönüş daha uzun zaman alır.
  • Kolumella derisinde yapılan kesinin izi kalabilir, bu deride dolaşım bozukluğu gelişebilir.

Sonuç olarak, bu teknikler hakkındaki benim kişisel yorumum:

  • Kullanılan teknikler tek başlarına başarılı bir sonuç garantisi vermez, her iki teknikle de başarılı veya başarısız sonuç alınabilir. Burada asıl önemli nokta, plastik cerrahın kullandığı tekniğe olan hakimiyeti ve deneyimidir.
  • Farklı burun deformasyonları için farklı teknikler kullanılması da olasıdır. Burun ucunda fazla değişiklik gerektirmeyen olgularda kapalı teknik yeterli olabilirken, burun ucunun da şekillendirilmesi gereken olgularda veya revizyon gereken olgularda açık teknik daha etkili olmaktadır.
  • Daha kontrollü ve öngörülebilir sonuçlar almak adına açık tekniğin rinoplasti ameliyatı yapan estetik plastik cerrahi uzmanları tarafından daha fazla tercih edilmekte olduğunu söyleyebilirim.
  • Ben kendi pratiğimde daha çok açık rinoplasti tekniğini kullanıyorum. Estetik burun ameliyatı için uygun adayın özelliklerini, ameliyat öncesi ve sonrası dikkat edilmesi gereken noktaları ve rinoplasti ameliyatı hakkında sık sorulan soruların yanıtları için burun estetiği sayfamızı ziyaret edebilirsiniz.

Kaynakça

  1. Açık primer rinoplasti 
  2. Açık ve kapalı rinoplasti

 

İlgili Makaleler

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu